• avatar

    Türkçe’nin Kaleleri: TDK Türkçe Sözlük 11. Baskı (2011)
    Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 18 Şubat 2012 gününde yazıldı, 3708 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    TDK Türkçe Sözlük’ün 11. baskısının 2011 yılında çıkacağı öngörülüyordu. 2010’un son aylarında gazetelerdeki haberlerle ne kadar meraklansam da sözlüğü elime alabilmek için 2012 yılının şubat ayını beklemek zorunda kaldım. Yayımın gecikmesine karşılık sözlüğün ucuz fiyatı övgüye değer.

     

    TDK Türkçe Sözlük incelendiğinde, sözlüğün bir önceki baskısına kıyasla ciddi oranda artan söz miktarı ilgi çekici. Dilerseniz, ilkin TDK’nin şimdiye dek çıkardığı sözlüklere bir bakalım:

     

    Birinci baskı (1945): 25.574 maddebaşı + 6530 maddeiçi = 32.104 madde

    İkinci baskı (1955): 25.516 maddebaşı + 10.222 maddeiçi = 35.738 madde

    Üçüncü baskı (1959): 27.033 maddebaşı + 10.788 maddeiçi = 37.921 madde

    Dördüncü baskı (1966): 27.013 maddebaşı + 10.656 maddeiçi = 37.669 madde

    Beşinci baskı (1969): 27.753 maddebaşı + 10.717 maddeiçi = 38.470 madde

    Altıncı baskı (1974): 31.693 maddebaşı + 13.485 maddeiçi = 45.178 madde

    Yedinci baskı (1983): 40.836 maddebaşı + 18.891 maddeiçi = 59.727 madde

    Sekizinci baskı (1988): 46.825 maddebaşı + 16.496 maddeiçi = 63.321 madde

    Dokuzuncu baskı (1998): 60.152 maddebaşı + 13.555 maddeiçi = 73.707 madde

    Onuncu baskı (2005): 63.818 maddebaşı + 13.589 maddeiçi = 77.407 madde

     

    11. baskıya eklenen yeni söz sayısı 14.885. Bu sayı bir önceki baskıda 3.700 idi. 15 bine yakın söz artışının bazı sebepleri var. Bunlardan bir tanesi “-bilmek” ile hemen hemen her eylemin birleşik fiil hâlinin sözlüğe katılması. Başkaca, “-vermek” ile oluşturulan birleşik fiillerin sayısı da artırılmış. Tabii bunların bir de “-me” ile isimleştirilmiş biçimleri mevcut. Sözgelişi, önceki baskıya ilaveten “ısınmak” kökünden “ısınabilme, ısınabilmek, ısınıverme, ısınıvermek, ısındırabilme, ısındırabilmek, ısı tedavisi, günısı, ısıl işlem, küresel ısınma” sözleri eklenmiş.

     

    Bunlardan özge, “güvenli, güzide” gibi sözcükler varken belki göz ardı ediş dolayısıyla sözlüğe yazılmamış “güvenlilik, güzidelik” gibi birtakım sözcüklerin türevleri de eklenmiş.

     

    Kimi içmaddelere de ciddi olarak el atılmış. Sözgelimi, 10. baskıda “güzel”in içmaddesinde yalnızca “güzel olmak, güzelim” olmak üzere 2 söz varken, 11. baskıda aynı kelimenin içmaddesine 7 söz daha ilave edilerek 9 içmaddeye yükseltilmiş. Atasözü ve deyim açısından sözlüğün zenginleştirilmesi en sevinilesi hususlardan birisi.

     

    İlk kez bu baskıda il ve ilçe adları sözlüğe dâhil edilmiş. 900 dolayında ilçe ve 81×3=243 (çünkü iller Ankara, Ankaralı, Ankaralılık şeklinde üçerli eklenmiş) olmak üzere 1100-1200 sözcük kazandırılmış lügate.

     

    TDK Türkçe Sözlük’ün 11. Baskısı 77.005 maddebaşı ve 15.287 maddeiçi olmak üzere 92.292 söz içeriyor. 34.664 örnek cümleyle maddeler aydınlatılmaya çalışılmış ki bu sayı yetersiz. Sözlükte 53.451 isim, 12.666 sıfat, 3.312 zarf, 88 zamir, 40 edat, 299 ünlem, 50 bağlaç, 9.912 fiil bulunuyor. Toplam 79.818. Bu sayı ile maddebaşının uyuşmaması bazı sözcüklerin birden fazla sözcük türüne ait olmasından kaynaklanıyor.

     

    Yeri gelmişken bir kavramdan bahsetmem gerek. Son birkaç baskıda “sözvarlığı” diye bir kavram kullanılıyor ki meğer bildiğimiz anlamda değilmiş. Maddebaşı ile maddeiçini toplayınca elde edilen sayı “sözvarlığı” diye anılırdı. Lakin, bu baskıda toplam 92 bin madde varken 122 bin de sözvarlığı bulunmaktaymış. Maddebaşı yahut maddeiçi olmayan hangi kelime var ki sayıyı 30 bin kadar artırmış? Sözlüğün bu konuda açıklaması şöyle: “söz, terim, deyim, ek ve anlamdan oluşan 122.423 sözvarlığı”. Söz, terim, deyim zaten ya maddebaşıdır ya da maddeiçidir. Ekler sonda bulunuyor ki hepsini toplasan 1.000 etmez. Geriye “anlam” diye bir şey kalıyor ki ne benim böyle bir kavram hakkında bilgim var ne de sözlükte izah edilmiş. Şöyle bir mantık yürüttüğümde de sonuç alamadım: Eski sözlükte sözvarlığı 104.481. Bu baskıda 14.885 yeni söz ve 17.961 yeni anlam varmış. Yeni sözvarlığı bu sayıların toplamı nispetinde artmış olmalı. Ama, bunları toplayınca da sonuç 137.327 çıkıyor. Yani doğru olmuyor. Kısacası, ben bu yeni sözvarlığı kavramından hiçbir şey anlamadım. Zaten TDK’de de çelişkiler, tutarsızlıklar var. TDK’nin 1998’de yayımlanan dokuzuncu baskısının önsözünden bir cümleyi aynen naklediyorum:

    “Elinizde bulunan 9. baskı Türkçe Sözlük’ün sözvarlığı ise 60.000 madde başında ve 14.000 madde içinde olmak üzere 75.000 civarında bir sayıya ulaşmış bulunmaktadır.”

    Şimdi de yeni sözlüğün önsözünde 9. baskı hakkında yazılanları görelim:

      “…Sunuş yazısında sözlerin yazımı açısından 1996 yılında yayımlanan İmla Kılavuzu ile büyük ölçüde uyumun sağlandığı belirtilen dokuzuncu baskı Türkçe Sözlük’te söz, terim, deyim, ek ve anlamdan oluşan 98.107 sözvarlığı bulunmaktadır. Bu sözvarlığını 60.152 maddebaşı, 13.555 maddeiçi söz oluşturmaktadır.”

     

    İşte görüyorsunuz ki TDK kendi içinde bile net değil. Bu noktada TDK eleştiriyi hak ediyor mu? Bence hak ediyor. Yıllardır kullanılagelen anlamlar bir günde değiştirilmemeli. Hele ki böyle muğlak, ne olduğu bilinmeyen anlamlara çekilmesi büyük yanlış.

     

    Tekrar sözlüğün içeriğine dönecek olursak, bazı kelimelere verilen yeni anlamların hoşuna gittiğini söylemeliyim:

    vaybabamcı: Kalabalıkta hızla çarptığı kişiye kazayla çarptığını söyleyip özür dilerken karşısındakinin cüzdanını çekip alan kimse.

    pislikçi: Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse.

     

     

    Etimoloji hususunda da bazı değişiklikler var. Öncekinde Farsça olarak gösterilen “talan” sözcüğü bu baskıda Türkçe gösterilmiş. Ancak, pek çok dilcinin Türkçe “yağı (düşman)” ile eşkökenli gösterdiği “yağma” hâlâ Farsça’dan gelmiş gösteriliyor. “Bora” sözcüğü de İtalyanca’dan gelmiş sözlüğe göre. Bilmiyorum, belki de bu kökenlemeler doğrudur. Ben sadece gözüme çarpan birkaç noktayı paylaşmak istedim. 92.292 söz içeren lügatin alıntı kelime istatistiklerine bakalım:

     

    Arapça: 6.516

    Fransızca: 5.540

    Farsça: 1.375

    İtalyanca: 607

    İngilizce: 518

    Rumca: 448

    Almanca: 105

    Latince: 68

    Rusça: 39

    Yunanca: 37

    İspanyolca: 31

    Ermenice: 24

    Bulgarca: 22

    Macarca: 15

    Japonca: 13

    Moğolca: 12

     

     

    Geriye kalan dillerden gelenler tek haneli rakamlarda. Toplam 15-16 bin yabancı kökenli sözcüğümüz var. Dikkatinizi çekerim ki bunlar köken değil, alıntılanan dil. Sözgelimi, “rasyonel, grafik” gibi Fransızca kökenli bilenen kelimeler esasen kökence Latince ve Yunanca’ya ait. Fransızca bu dillerden kelimeyi alıntılayıp kendine mal etmiş, tıpkı Türkçe’nin Fransızca’dan alıp kendileştirmesi gibi. Başka bir deyişle, “rasyonel, grafik vb.” sözcükler ne kadar Türkçe ise o kadar Fransızca’dır.

     

    Bir noktaya temas etmeden geçemeyeceğim. Sayımlamada Soğdca’dan 2 sözcük bize geçmiş olarak gösteriliyor. Lakin, sözlükte “kent, tamu, uçmak” kelimeleri zaten Soğdca 3 kelime ediyor. Binnetice, burada ciddi bir yanlışlık var.

     

     

    Sözlüğün sonuna eklenen bilgiler iyi düşünülmüş. Türkçe’nin ayrıntılıca açıklanmış özellikleri, Türkçe’nin kullandığı alfabeler, Mors alfabesi, yazım kuralları, noktalama işaretleri, yapım ve çekim ekleri, dilekçe özgeçmiş e-posta yazma konusunda talimatlar, birim çevrimleri, Romen rakamları, takvimler ve takvimler arası çevrimler, Güneş sistemi, Dünya, Türkiye ve ülke bilgileri (bayrakları, konumları, başkentleri vs.), ulusal ve uluslararası kurum adlarının kısaltmaları, sözlükteki örneklerin kaynakları, kaynakça gibi aşağı yukarı 100 sayfa tutan yararlı bilgiler bulunuyor. Böylece, sözlüğün başvuru kaynağı olma niteliği pekiştirilmiş.

     

    1932’den bu yana faal olan TDK, şimdiye dek aslî görevi olduğu hâlde bir etimoloji hazırlayamadı. Türkçe sözcüklerin hangi devirlerde kullanıldığını örneklerle gösteren mufassal bir Tarihsel Türkçe Sözlük de 80 senedir yayımlanamamıştır. Maalesef, tüm enerjisini Türkçe’deki yabancı kökenli sözcükleri nasıl kesip atacağına hasretmiş kurum yetkilileri, hem dünyada 220 milyon konuşuruyla dünya dilleri arasında 5. sırada bulunan bir lisanın en teşkilatlı ve en etkili müessesesi olan Türk Dil Kurumu’na, hem de 1983’e değin 50 bin sözvarlığına ulaşamamış bir dil yaratarak Türkçe’ye yazık etmiştir. Günümüzün TDK’si daha ılımlı bir yol izleyerek birtakım hataları da düzeltmektedir. Buradan TDK’nin bir vaadini de duyurmak istiyorum. Sabık başkan Şükrü Haluk Akalın, 2013 yılı sonunda TDK tarafından etimoloji sözlüğünün çıkacağını vadetmişti. Dilerim ki bu vaat yerine gelir. Buna karşılık, Tarihsel Türkçe Sözlük hakkında net bir salık yok.

     

    Sonuç olarak, bir önceki baskıdan bu yana günde ortalama 6-7 kelime eklenerek TDK tarihinde rekor oranla varsıllaştırılan yeni baskı her yönüyle kaliteli ve gerçekten satın alınması gereken bir kaynak. Ayrıca, bu kalitenin bu denli ucuza satılması da TDK’nin halkı bilgilendirmeyi önceleyen takdir edilesi tavrını ortaya koyuyor. Bu sözlük elbette, tıpkı her sözlük gibi, mükemmel değil. Bence en büyük eksikliği, örnek konusundaki yetersizliği ve fazla güncel kalması. Kapsama çizgisini en az 100 yıl öncesine kadar götürmeli (Örneğin, Nutuk’un sözcüklerinin birçoğu sözlükte yok).  Bakalım, olasılıkla 6-7 sene sonra  yayımlanacak yeni baskısında bunlar değişecek mi? Yeni baskıda 100.000 sözün yakalanması dileğiyle bu sözlük için Türk Dil Kurumu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Diğer taraftan, önümüzdeki yıllarda TDK’nin seleflerinden miras edindiği ataleti üzerinden atıp yapısının da akademiye dönüştürülüp profesyonel insanların eliyle etkin bir rol oynamasını, büyük projelerin altına imza atmasını temenni ediyorum.

    Şubat 2012

     

    SÖZLÜKÇÜK

    özge: başka  (TDK Türkçe Sözlük)  “Güzel sever diye isnat ederler / Benim haktan özge sevdiğim mi var?” -Karacaoğlan

    salık: haber (TDK Türkçe Sözlük)   “Bilirsin ey Süleyman-ı zamane / Salık ver varam ol şah-ı cihane” -Fazilet

    varsıl: zengin (TDK Türkçe Sözlük)

     

    Batur ALPTÜRK

    baturalpturk@hotmail.com

    Değerleme:

yukarı çık