İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’nün Eleştirisi

Türkçe Bitki Adları Sözlüğü,1 eczacılık bilmeni2 Turhan Baytop’un handiyse yarım-yüzyıllık çalışmasının sonucudur. “Anaereği ülkemizde ilboyca3 kullanılan bitki adlarının bitkibilim alanında geçer Latince karşılıklarını saptama” olan Sözlük’te 1.300 denli çok bitki türünün Latince adları bulunuyor; belirlenmiş Türkçe bitki adlarının sayısıysa 4.000 dolayında.4 (Latince Bitki Adları dizini okura kolaylık sağlamış.). Ayrıca Baytop’ça çekilmiş 500 ışıkçiziyle5 birtakım bitkiler görsel olarak tanıtılmış. Sözlük’ün Kaynakça’sındaki 125 yapıtsa önemsenmesi gereken bir ürünle karşı karşıya olduğumuzu göstermekte. Öyleyse, bitkibilimci değilsem de bitkicil bir dilsever sanıyla Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’nü eleştirebilirim.

2002’de yitirdiğimiz Turhan Baytop, Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’nün Önsöz ile Giriş bölümlerinde, Anadolu’da yaptığı araştırma gezileri sırasında, bitkibilim betiklerinde bulunan bitki adlarının çoğunu ilboyun tanımadığını, ilboyca kullanılan adlarınsa bitkibilim betiklerinde yer almadığını saptadığını söylemiş. Söz konusu yapıt, “bu şaşılası durum”a bir son vermek üzere ortaya getirilmiş. Gene Baytop, Türkey’de6 aşağı yukarı 9000 gelişkin bitki türünün var olduğunu; bundan ötürü, Sözlük’teki sayının ufak görülebileceğini; kendi girişiminin bir başlangıç sayılması gerektiğini, ileride yapılacak araştırmalarla bu niceliğin çok artacağını belirtmiş. (Ancak, Sözlük – şimdi bile – Türkey bitkileri adbilimi alanındaki en önemli başvuru kaynağı olma niteliğini koruyor.). Önsöz’deki – bir Ortaçağ bilgininin betiğinden alıntılanmış – son tümceyse düşündürücü: “Yazdıklarımın bundan binyıl sonra da geçer olabileceğini bilmeseydim, bunları yazmazdım.”

İlk ağızda Turhan Baytop’un yazımına değinmem gerek: Sözlük örüsünü7 eski Türk Dil Kurumu Başkanı Hasan Eren “Türkçe yazım kuralları yönünden titiz bir biçimde inceleyerek gerekli düzeltmeleri, eklemeleri” yapmış. Başkaca “Türkçe bitki adlarının yazımında genel bir kural bulunmadığından” (!?) TDK’nin 1988 baskısı Yazım Kılavuzu’na uyuluvermiş. Böylece iki ya da daha çok sözcükten oluşmuş bitki adlarında, adı ortaya getiren sözcüklerin birinde ya da değme ikisinde anlam kayması bulunan durumlarda sözcükler bitişik yazılmış. Örneğin ağlayangelin, akbaldır, altınbaş gibi. Buna karşılık olarak birinci sözcük önadsa, sözcükler ayrı ayrı yazılmış. Örneğin *ak meşe, *kara çam, *sarı alıç gibi. (Dananın kuyruğu burada kopuyor!). Bu biçimde üsttürler8 ya da türler için yalnız birer sözcüğün ortaya getirilmesi ereklenmiş. İki ya da üç sözcükten yapılmış; ancak, bir bitkinin üsttürünü ya da türünü belirten adlar, yalnız birer sözcük biçiminde yazılmış. Bu adlar üsttür karşılığı olarak kullanılıyorsa, türleri belirtmek için kullanılan önadlar ayrı yazılmış. Kısacası, en azından yarı yarıya yanlış bir yazım uygulanmış. 1983-sonrası TDK’nin bileşik sözcüklerin yazımında yarattığı “kargaşa” bu sözlükte dahi sürdürülmüş anlayacağınız. (Baytop’un – Latince bitki adlarının yazımından esinlenerek – bütün Türkçe bitki adlarının başimcelerini9 büyük yazmış olmasıysa caba.)

İkincileyin Turhan Baytop’un Sözlük’te kullandığı gereksiz el10 sözcükleri üstünde durayım. Gerçekten dioik (ikievcikli), rizom (köksap) gibi Fransızca-kökenli bitkibilim terimleri ile kelime (sözcük), tağşiş (katıştırma) gibi Arapça-kaynaklı öğeler gönlü bulandırmakta. Oysa Sözlük’ün yazıldığı günlerde – 1990’ların başında – bu tür sözcüklerin öz Türkçe karşılıkları vardı; onlar kullanılmalıydı. Demek yazarın yazımının yarı yarıya yanlış olması yanında sözcük seçimi bir ölçüde uygunsuz. Doğallıkla çoktan ölmüş bir sözlükçünün yapıtındaki yanlışları düzeltmesi olanak-dışı. Benimki yalnızca bir ayrımındalığın dile getirilmesidir.

İlk bölümcede11 anlattığım üzere Sözlük’teki Türkçe bitki adları Latince bitki adlarının üç katından çok. Buysa anlamlı. Şundan ötürü: Türk ulusu bir bitkiye – çoğun – birkaç – kimi kez birçok − ad vermiş. Örneğin Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’nde “gelincik” sözcüğünün eşanlamlıları olarak şunlar gösterilmiş:12 alvala, arıgülü, aşotu, börekotu, çaplançanak, düğmeliot, gagaç, gelincikmancarı, gelineli, gelingülü, gelinkadın, gelinotu, gündüzgülü, gülgülü, hüddüdü, ibiççe, ibibitçe, ibifiççe, kahma, kahmacık, kakma, kangılız, kapçık, kapçıkotu, kapıncak, kapırcak, kapurcak, karagöz, karakazancık, köpeklolosu, malaşa, mümülü, titrekızım, tultuk, vıccı vıccı, yordanlı. Bunlara Derleme Sözlüğü’ne göre Elazığ ile Malatya yörelerinde gene gelincik anlamında kullanıldığı bilinen – ancak, Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’ne – nedense? – alınmamış − kızalak sözcüğü eklenince, 37 eşanlamlı sayısı ortaya çıkıyor. Dilbilim bize eşanlamlıların dili varsıllaştırmadığını söylese de özdeş bitkiye Türkey’de 38 adın verilmiş bulunması Türkçenin türetim olanaklarının ne denli geniş olduğunu tanıtlamaz mı!

Türkçe Bitki Adları Sözlüğü’nü karıştırırken, bitkilerin − kişisel gelişim uzmanlarınca sözü edilen − dinginleştirici, giderek sağaltıcı etkisini duyuyorsunuz. Dahası, bitkiler üzerine bilgi edindikçe kendi bitkibilimsel bilgisizliğinize şaşıyor, bitkileri daha çok seviyor, “Onlar türlü yararlarıyla iyi ki var!” diye düşünüyorsunuz.

Son olarak “biçimsel” bir eleştiri: Sözlük’ün baskı niteliği – bir bölümü kaymakkâğıdına basılmış olmasına karşın – oldukça kötü. Bunuysa TDK’nin yapıtın elde ediliş değerini düşük kılarak daha geniş bir okur yığınına ulaşmak istemiş bulunmasına yormak olanaklı. Kuşkusuz iyisanıyla…

Uzun sözün kısası, Türkçe Bitki Adları Sözlüğü yukarıda dillendirdiğim olumsuz yanları bulunmakla birlikte önemli bir kaynaktır. (Yazık ki, Turhan Baytop’un ölümünden beri gözden geçirilip genişletil[e]memiş!). Gönül bu tür sözlüklerin çoğalmasını istiyor. Örneğin Türkçe yılkı13 adlarını derleyip toparlayarak sözlükleştirmek ne yahşi olurdu! Doğallıkla bu kez daha doğru, eksiksiz bir biçimde… Ancak, bir gün ona da sıra gelecektir. Sözlükçülük kolay iş değil. Bekleyip görmek, bu arada yaşamı sürdürmek gerek. Benim eleştirimse – “boşsözcülük”ten tiksindiğime göre − buracıkta sona erdi.

Gökhan Çağlayan

2013 Gücüğü14-Akarayı15

Seyhan

_______________________________________________

1 Türk Dil Kurumu Yayınları, 3. baskı, 2007, Ankara.

2 Bilmen: Os. profesör.

3 İlboy: Os. halk.

4 Sözlük’ün 1997 baskısına 85 Türkçe bitki adı eklenmiş.

5 Işıkçizi: Os. fotoğraf.

6 Türkiye sözcüğünün karşılığı olarak kullanageldiğim Türkey’in Türk adına -ey ekinin ulanmasıyla türetildiğinin; “birey”, “güney” gibi türetilerin yapısında bulunduğunun; bu nedenle, İngilizce Turkey (sesletimi tö[r]ki)sözlükbirimiyle karıştırılmaması gerektiğinin bilinmesini yeniden isterim.

7 Örü: Os. metin.

8 Üsttür: Os. cins.

9 Başimce: Os. başharf.

10 Os. yabancı.

11 Bölümce: Os. paragraf.

12 Bu sözcükleri Baytop’un yazımına göre değil, doğru yazım biçimleriyle veriyorum.

13 Os. hayvan.

14 Gücük: Os. şubat.

15 Akaray: Os. mart.