• avatar

    Tañrı adı üzerine
    3.67/5(1)

    tarafından 29 Mayıs 2013 gününde yazıldı, 362 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    06 Şubat 2008’de yazmış olduğum bir yazıyı güncelleyerek aktarmak isterim.

    Kimileri, Tañrı adınıñ kullanılmasına karşı olduklarını söylerler. Tañrı demenin günah olduğunu savunurlar. Tañrı adının kullanılmaması gerektiğini düşünenlerin kendilerince öñe sürdükleri gerekçeleri birkaç maddede toparlanabilir;

    1) Tañrı adı Türkleriñ eski dini olan Teñricilik inancından gelen bir addır, bu nedenle kullanılması uygun olmaz.

    2) Tañrı adı, 99 Güzel Ad (Esmâ’ûl Hûsnâ) içinde olmadığından kullanılması uygun olmaz.

    3) Tañrı adı “İlâh” karşılığıdır, çünkü dişil biçimi Tanrıça “İlâhe” sözcüğü vardır.

    Bu iddialara yanıt verelim;

    1) Tañrı adınıñ eskin (arkaik) biçimi Teñri‘dir, bu ad bugün tüm Türk Dillerinde söyleyiş farklılıklarıyla bulunmaktadır; Azerice Tanrı, Türkmence Tañrı, Gagauzca Tanrı, Kırgızca Teñgir, Hakasça Teñir, Tıvaca Deer, Sahaca (YakutçaTangara 

    Tañrı adınıñ Teñricilik inancından geldiği için kullanılması câiz değil ise, Zerdüştçülük inancından gelen Farsça sözcükleri kullanmak nasıl câiz olmaktadır? Bu bakış açısıyla değerlendirirsek; Hüdâ, Abdest, Namaz, Oruç, Peygamber gibi sözcükler de kullanılmamalıdır.

    2) Tañrı adı Türkçe olduğu için Güzel Adlar arasında olmaması olağandır, Farsça kökenli Hüdâ ve Yezdan adlarının da Güzel Adlar arasında olmamaları gibi. Öte yandan Mevlâ ve Rab sözcükleri Arapça olmalarına karşın Güzel Adlar arasında değildirler.

    3) Tañrı adı, bütün eski yazıtlarda, her zaman tekil olarak kullanılmıştır, hiçbir yerde “Teñriler” gibi çoğul bir kullanım yoktur. Oysa Hudâ adınıñ Eski Farsça kaynaklarda Hudâyân Hüdâlar” biçiminde çoğul kullanıldığı olmuştur.

    Tanrıça sözcüğüne gelince, bu sözcük tam añlamıyla “uydurma” bir sözcüktür. Uyduruluş tarihi 1955’tir. Bu tarihe dek hiçbir Türkçe yazılı kayıtta geçmez. Zaten Türkçede eril-dişil ayrımı söz konusu olmadığından, “dişi ilah, ilâhe” gibi bir sözcüğüñ Türkçede olması mümkün de değildir. Dahası, bu uydurma sözcük, Slav Dillerindeki dişil adlar türeten /+çe/ ekiyle uydurulmuştur; kolhoznik (erkek kolhozcu), kolhozniçe (kadın kolhozcu) örneğindeki gibi. Bu ekin kullanıldığı tanıdık birkaç sözcük; patroniçe, kraliçe, çariçe… Türkçe Tañrı adına, hañgi akla hizmet edilerek bu ek getirildi ve *Tanrıçe > Tanrıça sözcüğü uyduruldu bilemiyoruz.

    Daha öñce de belirttiğimiz gibi, Türkçeniñ yazılı tarihinde Tañrı adı çoğul kullanılmamıştır. Türkçebilmezleriñ “Tanrılar” şeklinde çoğul kullanımları Türkçeyi ve biz Türkçecileri bağlamaz. Türkçeniñ kurallarına, yapısına, yazılı geçmişine aykırı davranan üç beş kişi, Tañrı adınıñ añlamını değiştiremez. Birileriniñ yaygınlaştırdığı bu hatâyı olağan kabûl edemeyiz. Örneğin Azerbaycan Türkçesinde “Çok Allahlı Dinler” tâbiri de yaygınca kullanılır. Bu yaygınlaşmış hatâdan dolayı “Çok Allah” tanımı kabûl edilebilinir mi? İslâm inancına göre de Allah “tek“tir, tıpkı Teñricilikteki Tañrı añlayışı gibi. “Çok Allah” ya da “Allahlar” denemeyeceği gibi, “Tanrılar” da denemez.

    Birileri Tanrıça gibi bir sözcüğü uydurdu ve yaygınlaştırdı diye bu sözcüğü de geçerli kabûl edemeyiz. Tanrıça sözcüğü ne ise *Hüdâça da *Allahça da odur. Ölçütümüz 1500 yıllık Türk yazılı belgeleridir ve onlarda ne Teñriler/Tañrılar ne de Tanrıça geçmez.

    Peki “Eski Yunan Tanrıları/Tarıçaları” yerine, “Çok Tanrılı Dinler” yerine ne diyeceğiz? Bir dilde, diğer dillerdeki tüm sözcükleriñ tam karşılıkları bulunmalıdır diye bir kural yoktur. Örneğin Türkçedeki göñül sözcüğünüñ diğer dillerde tek sözcük ile tam karşılığı yoktur. Bu, o dilleriñ bir eksiği değildir.

    Her dil, biñlerce yıllık oluşma sürecinde, içinde bulunduğu koşullar ile biçim almıştır. Söz gelimi Arapçada kar sözcüğünüñ bir karşılığı yoktur, ona da buz derler. Beñzer şekilde Eskimo-Aleut Dillerinde de kum, çöl gibi sözcükler yoktur.

    Bu örneklerde olduğu gibi, Türkçede de her sözcüğüñ karşılığınıñ bulunmadığı durumlar vardır. Bu nedenle Arapça kökenli Türkçe sözcükler olan ilah ve ilâhe sözcüklerini kullanmak durumundayız. “Eski Yunan İlahları/İlâheleri“, “Çok İlahlı Dinler” demeliyiz.

     

    Değerleme:

yukarı çık