• avatar

    Sürü Kavramı Üzerine Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 25 Ekim 2013 gününde yazıldı, 1365 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    Esen olsun.

    Dil Üzerine – I başlıklı yazımı devam ettirme sözü vermiştim ancak, Bulgaristanlı Türk şair Recep Küpçü’nün “gitmek var dünya yüzünden” deyişi gibi, “dünya yüzünden” devam edemedim şimdilik. O yazıyı devam ettirene kadar, etimolojiye dair kafa yoruşlarımdan çıkan üç beş kırıntıyı okuyucu ile paylaşarak kendimi teselli etmek istiyorum. Bu vesileyle, Türk olduğu için öldürülen Recep Küpçü’yü de yad etmiş olalım,durağı uçmağ olsun.

    Geçenlerde, (esasında şu yazıyı yazmaya oturmadan birkaç saat evvel, Kayseri-İstanbul yolunda) belgesel izliyorum. Şimdi bu İngilizler “sürü” diye çevirdiğimiz bir çok sözcük kullanıyorlar. Efendim brood var, flock var, pack var, herd var, swarm var. Bu fikir aklımı meşgul etti.

    Günümüz türkçesinde hep “sürü” diye çeviriyoruz. Oysa, benim kabul ettiğim, takip ettiğim görüşe göre, göçebe-hayvancı bir geçmişe sahip olmakla, Türklerde daha fazla olmalıydı “sürü” kavramını karşılayan, nüanslara göre ayrılan sözcükler.

    Sonra bir düşündüm. Evet, muhtemelen eski Türkçe’de daha fazla sözcük vardı. Ki, yukarıda İngilizce’den örnek verdiğim sözcüklerin hiç biri -sanıyorum- latin kökenli değil, hepsi cermenik mayasını muhafaza eden, ve fonetik benzeri kuzen sözcüklerinin iskandinav ve güney cermen dillerinde bulunabileceği örnekler. Eh, cermenik ulusların ataları da, eski Türklerin yaşam tarzına benzer bir yaşam sürüyorlardı, o yüzden onlarda fazla olması anlaşılabilir. Tabii, yetiştirilen hayvan türünün Orta Asya’dan daha çeşitli olduğu da bir gerçek, o yüzden çeşitlemelerin unutulmayıp muhafaza edilmesi de, anlaşılabilir.

    Eski Türkçe’de “sürü”den başka “sürü” anlamını veren, aklıma gelen ilk sözcük, “yılkı”. cılkı, cılgı gibi kullanımlar da mevcut.

    Sonra eski Türkçe’de mevcut olup, günümüzde türemiş kelimelerde muhafaza edilenler dışında kullanımı kalkan çoğul ekleri aklıma geldi. Bu ekler, -z, -s, -l, -en (an, un) ekleridir. Mesela, -z eki, ben’in çoğulu “biz”de görülür. (benim yakın olduğum bir görüş, oğuz sözcüğünün de benzer bir şekilde “okz” çoğul sözcüğünün bozulmuş hali olduğunu söyler.) -l ekinin ikilik anlamı veren (Arapça’da -eyn olarak vardır bu misalen. Zulkarneyn: zu sahip, karn çıkıntı, eyn çift; dolayısıyla “iki çıkıntı sahibi”. ya da “harameyn“, iki haram, yani mekke ve medine.) ek olduğu söylenir, verilen örnekler “el” ve “kol”dur ama şayialıdır benim gözümde. “Oğul” sözcüğü de, eski Türkçe, bildiğim kadarıyla çoğuldur, eril ya da dişil olmayan bir manada kullanılan “oğlan”ın çoğuludur. Ve “swarm” karşılığı, Türkçe, “oğul”dur. arıların oğul vermesi gibi.

    Bir diğer çoğul yapıcı, ihtimal eski Hint-Avrupa dillerinden alıntı, -en, -an ekleridir. sözgelimi, Alp Er Tunga Sagusu’ndaki “uluşup eren börleyü” dizesindeki “eren”, erler anlamında, çoğuldur. Farsça’da –an, -en eki ile çoğul yapıldığını biliyoruz.

    İlk aklıma gelen örnek, “budun”. “Bodun” olarak yazılan bu sözcük, “bodlar” yani d-c-y evrimi ile, “boylar” anlamına gelir. Bu aklıma geldiğinde, aklım hemen “koyun”a gitti, Kıpçak ağzı üzerine eğitim gören arkadaşım Tamer Yıldırım’la birkaç gün evvel “koyun” sözcüğünün evrimine ilişkin yaptığımız sohbetin de etkisi var sanırım bunda. Evrimi konusunda ufak tartışmalar olan bu sözcüğün, belki de, -un eki ile çoğul yapılmış bir sözcük olabileceğini düşündüm ki, “bağlam” içinde de, kanıtı vardır: Anadolu’da, halk ağzında “koyun”, çoğul ve tekil olarak kullanılır. “Koyunlar” demeye ihtiyaç duyulmaz.

    Yine, avcı hayvanların sürüleri için kullanılan “pack” sözcüğü için, eski Türkçe’de “kol” sözcüğünün kullanıldığını düşünüyorum ama, bu yazıyı yazmak için etraflı bir tarama yapmadım (13 saatlik ıstıraplı İstanbul yolculuğu sırasında meşgale yaratmak için zihnimi taramam hariç.) dolayısıyla kanıt öne süremeyeceğim.

    Hülasa, etimolojik araştırmayı “bağlamı da gözeterek” yapmayı seven bir amatör araştırmacı için, bu konu sanırım ilgi çekici bir konudur. Şahsen bu alanda ciddi ve oturaklı bir araştırma yapmak benim çapım ve yetkinliğimi aşıyor ancak,  yapılırsa Türkçe ağızlarındaki “sürü” kavramını karşılayan sözcüklerin bayağı bol olacağına eminim.

    Dil Üzerine –II yazımda buluşana kadar, turkcesivarken.com okuru ile arayı soğutmamak için yazdığım bu yazının savrukluğu ve zayıflığını maruz görünüz.

    Ezen bolsun karındaş kalık.

    M. Bahadırhan Dinçaslan

    Not: Hatırladığım anda buraya koymak istedim, Dadaloğlu’nun bir dizesinde “Kazın derneği dayanır mı şahana” ifadesinde “dernek” sözcüğü kaz sürüsü anlamında kullanılmıştır.

    <b>Değerleme:</b>

yukarı çık