• avatar

    Sonunda Atatürk’ü De İngilizci Yaptılar!
    Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 24 Şubat 2015 gününde yazıldı, 1882 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    Price adlı İngiliz gazetecisi 1957 yılında Çok Özel Gazeteci adlı kitabında 14 Kasım 1918 yılında Atatürk ile görüştüğü konuşmaları ele almıştı.Bu konuşmalarda Price, Atatürk’ün kendisine,Eğer İngilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa, İngiltere yönetiminde bulunan tecrübeli Türk valileriyle çalışmak gereğini duyacaklardır. Böyle bir yetki çerçevesinde hizmetlerimi sunabileceğim uygun bir yerin mevcut olup olamayacağını bilmek isterim.” dediğini iddia etmiştir.Ancak bazı kesim bu sözü dayanak sağlayarak Atatürk’ün İngilizci olduğunu iddia etmektedirler. Bazı yobaz ve Osmanlıcı kesimler bu iddiayı çok dile getirmektedir.Mustafa Armağan,Taha Akyol gibi o kesimin tarihçileri bu yalanı hep gündemde tutmaya devam etmektedirler.Osmanlıcıların neden bunu yaptıkları apaçık ortadadır.Nedeni, Vahdettin’i haklı çıkarmak ve Atatürk’ü ”saf dışı” bırakmaktır. Peki bunu yaparlar iken neden Tarihi çarpıtmak zorunda idiler? Neden gerçeği anlatmazlar? İşte bu yazıda onların yalanlarından birini çürüteceğim. İlk önce şunu değinmekle başlayayım ki Atatürk’ün böyle sözü söyleyeceğini inanmıyorum.Çünkü Atatürk bir ”vatansever” olmakla beraber ”tam bağımsızcı” ve ”vatanı için her şeyi yapacak” kadar bir asker idi.Bunun için bu söz, onun kişilik özelliklerine ve görüşlerine aykırı olduğundan bunun doğru olmadığı ortaya çıkmaktadır.Başka bir kanıt ise Atatürk Kasım ayında İngilizlere karşı direnilmesinden bahsetmekte ve Adana’da toplantılar düzenleyerek mücadele edilmesinden bahsetmektedir.[1] Bir diğer çürütme ise Price’nin 1918’de Daily Mail gazetesine ve 1939 yılında verdiği [İstanbul görüşmeleri hakkında] demeçlerde Atatürk’ün bu sözünden bahsetmemesi ancak bundan uzun zaman sonra 1957’de bahsetmesi normal bir durum değildir.Neden çok uzun yıllar sonrası bu sözü paylaşmaktadır? Bunun yanıtı verilmelidir.Bir diğer güçlü somut kanıt ise Atatürk’ün 21 Mayıs’ta yaşadığı olaydır.21 Mayıs’ta Atatürk, Samsun’da güvenlik durumunu görüşmek üzere İngiliz Güvenlik Yüzbaşısı L. H. Hurst ve iki meslektaşıyla buluşmuştur. İngiliz subaylar Atatürk’e açıkça, Osmanlı hükümetinin ülkeyi yönetemediğini bu nedenle en azından birkaç yıl için yabancıların korumasına ve müdahalesine ihtiyaç olduğunu söylemişlerdi ve Türkiye’nin İngiliz mandası altına girmesini teklif etmişlerdir. Atatürk, “sorunların çözüleceğini” söyleyerek bu teklifi kesin bir tavırla reddetmiştir.[2] Birde şunu sormak isterim.Eğer bu sözü Atatürk söylemiş ise neden İngiliz raporlarında yoktur.Yani ”Bilâl Şimşir, Gotthard Jaeschke ve Salāhi Sonyel’in eserlerinde böyle bir raporun varlığına dair bir bilgi yoktur.”[3] Görüldüğü gibi Atatürk’ün böyle söyleyeceği mantıksızdır.

    Şimdi size bu konu ile ilgili tarihçilerin ve araştırmacıların görüşlerini dile getirmek istiyorum:

    Prof.Sina Akşin: “Bu olayı ciddiye almak çok zordur. Vatana ciddi hizmetlerde bulunmaya hazırlandığı ve en az Harbiye Nezaret’i ne göz diktiği bir sırada Mustafa Kemal’in böyle süfli bir teklifi, araya otel müdürünü ve bir gazeteciyi koyarak yapması, inanılacak şeylerden değildir. Böyle bir görüşmenin yapıldığı kesinlikle kanıtlansa bile, önerinin ciddi olarak yapılmadığına hükmetmek gerekir.[4]

    Doğan Avcıoğlu: Atatürk’ün böyle sözü söylemesinin amacının İngilizlere karşı bir taktik olduğunu söylemektedir.Ve Atatürk’ün İngilizlere karşı bir çok kez böyle taktikler izlediğini belirtmekte ve böylece bunun dışında başka yorum yapılmamasını söylemektedir.(Yani Atatürk’ün ”İngilizci” olduğunu söylenmesi yanlış olduğunu söylemektedir.)[5]

    Sida Borak: “gerçeklere ne denli uyduğu bilinmemektedir” diyerek İngiliz gazetecisinin anlatımlarını şüphe ile bakılmasını gerektiğini söylemektedir.Ve ayrıca bunun doğru olduğu kesin olsa bile bunun Atatürk’ün taktik gereği yaptığını belirtmektedir.[6]

    Prof.Andrew Mango: “yorum farkları ve unutkanlık olabileceği noktası gözardı edilmemelidir” diyerek İngiliz gazetecinin görüşmede geçen konuşmaları farklı yorumlayığı değerlendirebileceği ve görüşmeden çok sonra yazılan eserinde bazı şeyleri unutmuş olabileceğine dikkat çekmiştir.Sonra şöyle der,“…Mustafa Kemal… Belki de İngilizlerin desteğiyle askeri bir yönetici olarak Anadolu’ya dönüp Ermenilere ve Yunanlılara toprak verilmesini önlemek için çalışmayı düşünmüştür. Türklerin çoğu için de en acil tehlike buydu.”[7]

    Lord Kinross: Bu görüşmenin nedenini, Atatürk’ün dolaylı yoldan İngilizlerin ağzını arama isteğine bağlamıştır.[8]

    Gotthard Jaeschke: “izaha muhtaç kaldığı” kanaatindedir.[9]

    İşte görüldüğü gibi Tarihçiler ve araştırmacılara göre bu olayın doğruluğu kanıtlanmamış ve kesin değildir.Bazı kişilere göre de eğer bu doğru olsa bile Atatürk bunun ”taktik” gereği yaptığını dile getirmiştir. Böylece yobaz ve Osmanlıcı kesimin Atatürk’ü İngiliz valisi olmak istemiştir iddiasının yalan olduğu anlaşılmaktadır.Atatürk’ü düşük düşürmek ve Vahdettin’i şahlandırmak için yobaz kesimin uydurduğu bu yalanı artık dillerinde görmeyiz umarım! Sonuç olarak Atatürk’ün böyle sözü söyleyeceği hiçbir biçimde mantıklı değil ve tarih bilimine aykırıdır.

    Kaynaklar:

    [1]= Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, İstanbul, 2014.

    [2]= Sinan Meydan,”’Atatürk İngiliz Valisi Olmak İstiyordu’ Yalanına Yanıt”, 2013.

    [3]= Cemal Güven, Milli Mücadele Döneminde Mustafa Kemal Paşanın Yabancı Asker, Sitasi Temsilci ve Gazetecilerle Temas ve Görüşmeleri (Mondros’tan Mudanya’ya Kadar) [Doktora Tezi], Konya, 2005, s.11.

    [4]= Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Millî Mücadele -Mutlakiyete Dönüş (1918-1919), C.I, Türkiye İş Bankası Kültür Yay., Ankara-1998, s.133. 

    [5]= Doğan Avcıoğlu, Millî Kurtuluş Tarihi (1838-1995), C.I, Tekin Yayınevi, İstanbul-1996.

    [6]= Sadi Borak, Atatürk’ün İstanbul’daki Çalışmaları (1899-16 Mayıs 1919), Kaynak Yay., İstanbul-1998, s.151.

    [7]= Andrew Mango, Atatürk,(Türkçesi: Füsun Doruker), Sabah Kitapları, İstanbul-2000, s.199.

    [8]= Lord Kinross, Atatürk: Bir Milletin Yeniden Doğuşu, İstanbul, 1994, s.178.

    [9]= Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı İle İlgili İngiliz Belgeleri,(Çeviren: Cemal Köprülü), TTK. Yay.,Ankara-2000, s.98-99.

    Değerleme:

yukarı çık