İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Psalterion’dan Santura Yatuğan

Sapsız telli çalgılar yatırılarak çalınmaktadır. Bunların da saplı eşdeğerleri gibi parmakla, çalgıçla ya da yayla çalınan biçimleri vardır. Bunlara dilimizde yatık saz (8), yatuğan (1, 5), yatuk (5) adları verilmektedir. Son ikisi dilimizde öteden beri var olan sözlerdir. Yatık saz sözüyse Ögel’in bunları tanımlamak için kullandığı bir sözdür (8). Farsça saz sözünü içerdiğinden kullanımı yeğlenmemelidir. Dilimizde geçmişten süzülüp gelen yatukla yatuğan sözleri varken yatık sazın yatık çalgı biçiminde düzeltilmesi de gerekmez.

Yatuğan sözüne Farsçadaki Türkçe alıntılar arasında yer veren Doerfer bu sözün Moğolca üzerinden Türkçeye girmiş Mançuca bir alıntı olduğunu, Mançuca özgün biçiminin fituhan olduğunu ileri sürmüştür (3). Doerfer’e bunu düşündüren, sözcüğün yatağan yerine yatuğan biçiminde olmasıdır. Moğolcadaki biçimleri yatagan (9), yathan (9), yatuga (7) ile yatugandır (9). Kalmukçadaysa yatha, yathan biçimlerinde geçer (8). Räsänen de Doerfer’in görüşüne katılmaktadır (9). Ögel ise Doerfer’in yaklaşımını ayrıntılı bir biçimde eleştirerek bu sözlerin Türkçe yat- kökünün türevleri olduğunu savunmuştur (8). Sözlüğü Doerfer’in yapıtından 2 yıl önce yayımlanan Gazimihal ise bu görüşü dile dahi getirmemiş, bu sözleri Türkçe yat- köküne bağlamıştır (4). Ögel’in savının en güçlü dayanağı fituhan sözünün Mançucada yatuğan anlamına gelmeyip kopuz (ud) ya da yongar (gitar) anlamına gelmesidir (8). Räsänen ise fituhanın anlamını eğrikopuz (harp) olarak vermektedir (9). Biz de Ögel ile Gazimihal’in görüşüne katılıyor, bu sözlerin Türkçe oldukları kanısını taşıyoruz. Moğolcadaki yatugan ise Türkçe bir alıntı olabileceği gibi Mançuca fituhandan da bozma olabilir; çünkü yatuğanlarla eğrikopuzlar sıklıkla biribirilerine benzetilmişlerdir. Ögel de Moğolca yatuganın fituhandan bozma olabileceği görüşüne karşı çıkmamıştır (8); ancak gerek ses, gerek anlam bakımından Moğolca yatugan Türkçe yatuğana daha yakın olup, Türkçe bir alıntı olması olasılığı bizce daha yüksektir.

Bu çalgı çoluğunun Yunanca adları psalterion (19) ile tympanondur (4). Bunlardan tympanon sözü Yunancada daha çok davul anlamında kullanılır (19). Latince adı psalterium olup Yunanca psalterion’dan bozmadır (19). Bu söz dirgerlik dilinde bir dilgibilim (anatomi) terimi olup, commissura fornicis adlı oluşumun eşanlamlısıdır (17). Sözlüğümüzde adı geçen oluşumun Türkçe karşılığı eğmeç birleşeği olarak verilmiş, yatuğan sözü eşanlamlı bir seçenek olarak sunulmuştur (17). Psalterium sözü tinlibilimde (zooloji), Latincede daha çok omasum adıyla anılıp, Türkçesi kırkbayır olan örgenin eşanlamlısıdır (17). Adı geçen örgen geviş getiren hayvanların dört gözlü kursaklarının üçüncü gözüdür (17).

Yatuğan kavramı Almancada Zither sözüyle karşılanmaktadır (19). Bu söz Almancada kopuzdan büyük tımbıra anlamındaki yongarı (gitar) (yongarın geniş anlamı) da tanımlamaktadır (18). Sözcüğün bu anlamı daha çok, Lutherzither, Waldzither gibi bileşik sözcüklerin soneki olarak belirmektedir (18, 20). Sözcüğün bu anlamı yongar anlamına gelen Latince cithara sözünden bozma olmasıyla (19) uyumludur. Cithara da Yunanca kitharadan bozmadır (18). Yatuğanın Macarca adı olan citera sözü de Latince cithara’dan bozmadır (4). Yatuğanın İngilizce adı olan zither sözü, değiştirilmeksizin Almancadan alınmıştır (21); ancak bu söz İngilizcede Almancadan değişik olarak yongar (gitar) anlamında kullanılmaz. Başlıca yatuğan çeşitleri cither, kanun, konser yatuğanı, santur ile yaylı yatuğandır.

Almanların Lutherzither ya da Waldzither adını verdikleri orman yongarının İngilizce adı olan citternin (20) eşanlamlısı olan İngilizce cither sözü ayrıca bu çalgının yatırılarak çalınan biçiminin de adıdır (15). Yongar konusunda yazdığımız yazımızda bu çalgıdan söz etmiş, adını yatık orman yongarı biçiminde özleştirmiştik (18).

Kanun, dikdörtgen biçiminde, bir bucağı kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan bir yatuğandır (1). En gelişmiş doğu yatuğanıdır. Adı Arapça qanundan bozmadır (19). Arapça qanun da sesölçer (sonometre, monokord) anlamına gelen Yunanca kanundan bozmadır (19). Bu çalgının Türkçe adı olan kalun sözü Radloff’ça Tarançı Türkçesinden derlenmiştir (8). Bu çalgı tarama dergisinde eğrikopuz (harp) (14), Räsänen’ce 32 telli yatık eğrikopuz (9) olarak tanımlanmıştır. Ögel ise bu çalgının kanun olduğunu açıkça belirtmektedir (8). Räsänen bu söze yad köken vermemektedir (9). Kanun sözüyle arasındaki ses benzerliği, adı geçen Arapça sözün baskısını ister istemez düşündürmekteyse de, Türkçe kalın sözüne anlamca uygunluğu bizi, bu sözü Türkçe bir veri olarak değerlendirmeye itmektedir.

Lessing’in, Günay Karaağaç eliyle Moğolca-Türkçe sözlüğe dönüştürülüp TDK’ce 2003 yılında yayımlanan Moğolca-İngilizce sözlüğünde yatuga sözünün karşılığı kanun olarak gösterilmiştir (7). Bu sözün Kalmukçadaki eşdeğeri olan yatha sözünün 8 telli bir yatuğanı tanımlaması (8), adı geçen sözün kanun değil, genel anlamda yatuğanın karşılığı olduğunu düşündürdüğünden, biz bu sözü yukarıda yatuğanın Moğolca karşılıklarından biri olarak sunduk.

Konser yatuğanı, batı yatuğanlarının en gelişmiş biçimidir. Almanca özgün adı Konzertzitherdir (2). Almanca Zither ile İngilizce zither sözleri dar anlamda bu çalgının adıdır (2, 19). İngilizcede concert zither (21), fretted zither (21), zittern (19) adlarıyla da anılan titrem (perde) bağlı bir çalgıdır. İngilizce “fretted” nitemi titrem bağlı olduğunu anlatır. İngilizcede titrem bağsız ilkel yatuğanlara fretless zithers denir (21). Konser yatuğanının Türkçe doğal karşılığı dinleti yatuğanıdır.

Tokmaklarla çalınan bir çeşit yatuğana santur denir (1, 5). Yaman, gösterişli anlamlarına gelen sunturlu niteminin (1, 5) kökü olan suntur sözü Redhouse’a göre santur sözünün dilimizdeki ikinci bir söylenişidir (10). Santur sözü Farsça senturdan bozmadır (1). Farsça senturun da Yunancada yatuğan anlamına gelen psalteriondan bozma olduğu sanılmaktadır (16).

Santurun Almancası, kıyma tahtası anlamına gelmek üzere Hackbrett (6); İngilizcesi cembalon, cimbalom, cymbalom, cymbalon, dulcimer (19); İtalyancası cembalo (19); Macarcası cimbalomdur (19).

İngilizce cembalon İtalyanca cembalo’dan, İtalyanca cembalo zil anlamına gelen Latince cymbalumdan, Latince cymbalum da Yunanca kymbalondan bozmadır (19). İtalyanca cembalo klavsen adlı dizilemli (klavyeli) çalgıyla zil adlı vurmalı çalgı anlamına da gelir. İngilizce cimbalom Macarca kökenli olup, o da yine İtalyanca cembalo’dan bozmadır (19).

İngilizce dulcimer Orta Fransızca doulcemerden, o da İtalyanca dolcimelodan bozma olup, tatlı ezgi anlamına gelir (19). Adı tatlıyatuk biçiminde özleştirilebilir. İkinci bir seçenek olarak tokmaklı yatuğan denebilir.

Ünlü tatlıyatukçu Ziya Santur’un dedemizin (annemizin babası) amcasının oğlu olduğunu da bu nedenceyle belirtmek isteriz. Kendisi 36 yıllık bir çalışma sonunda ülkemizin ilk düdük (ney) ile tatlıyatuk kılavuzlarını düzenlemiş, bunlar 1951 yılında baskı aşamasındayken yitirilmiş, kendisi de 1952 yılında bunların basıldığını göremeden ölmüştür. Yitik belgeler 1986 yılında Ayhan Sarı eliyle bulunmuş, uzmanlık savuncası olarak yayımlanmıştır (11, 12). Edirne’nin köklü çoluklarından biri olan Halkacılardandır.

Yayla çalınan yatuğanlara yaylı yatuğan denir. Bunlara Almancada Streichzither denir (13).

 

KAYNAKÇA

 

  1. Ağakay MA. Türkçe sözlük. 10. bası. TDK. Ankara, 2005.
  2. Brockhaus FA. Der Sprech Brockhaus. 9. Aufl. Wiesbaden, 1984.
  3. Doerfer G. Türkische und mongolische Elemente im neupersischen. Wiesbaden, 1963-67.
  4. Gazimihal MR. Musıki sözlüğü. MEB. İstanbul, 1961.
  5. Kutlu A, Yaşayan S, Ateş K, Dizman İ, Kul E, Özel S, Çotuksöken Y, Küçükceylan N. Türkçe sözlük. 2. bası. Dil Derneği. Ankara, 2005.
  6. http://www.lrz-muenchen.de/~raffelemusi/instrumente.htm
  7. Lessing FD. Moğolca-Türkçe sözlük. İngilizceden çev. Karaağaç G. TDK. Ankara, 2003.
  8. Ögel B. Türk kültür tarihine giriş 9. 3. bası. Kültür Bak. Ankara, 2000.
  9. Räsänen M. Versuch eines etymologischen Wörterbuchs der Türksprachen. Lexica Societatis Fenno-Ugricae. Helsinki, 1969.
  10. Redhouse. Türkçe/Osmanlıca-İngilizce sözlük. 17. bası. Sev. İstanbul, 1999.
  11. Sarı A. Türkiye’de ilk santur metodu, ney metodu ve Ziya Santur. Dokuz Eylül Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik Bilimleri ABD yüksek lisans tezi. İzmir, 1989.
  12. Sarı A. Kayıp ilk ney ve santur metodumuzun bulunuşu hakkında. Tercüman 10 Mart 1990; http://www.muzikoloji.org/yazi/yazi_goster_uye.asp?yazi_id=224
  13. Michel A. Streichzithern. http://www.studia-instrumentorum.de/MUSEUM/zith_streichzith.htm , 2001.
  14. Osmanlıcadan Türkçeye söz karşılıkları tarama dergisi. TDTC. İstanbul, 1934.
  15. http://www.thefreedictionary.com/cither
  16. Tuğlacı P. Okyanus 20. yüzyıl ansiklopedik Türkçe sözlük. Pars, 1971.
  17. Ülker S. Ülker tıp terimleri sözlüğü. Latince-Türkçe, Türkçe-Latince. Açıklamalı 3. bası. İstanbul, 2004.
  18. Ülker S. Kitaradan gitara yongar. Türk Dili Dergisi Temmuz-Ağustos 2008; 22 (127): 22-24.
  19. Webster’s third new international dictionary of the English language unabridged. Könemann. Cologne, 1993.
  20. http://en.wikipedia.org/wiki/Cittern , 28 May 2007.
  21. http://en.wikipedia.org/wiki/Zither , 15 Jun 2007.

Türk Dili Dergisi Mart – Nisan 2009; 22 131): 24 – 26