İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Pandura mı Çöğür mü?

Pandura 3 telli, küçük gövdeli, uzun boyunlu bir eski Yunan tımbırasının Latince adıdır (15). Çalgının Yunanca özgün adları pandoura ile panduriumdur (15). Gazimihal, pandurium biçiminin bir üflemeli çalgının adı olduğunun anlaşıldığını belirtmektedir (4); ancak Webster pandurium’u pandoura’nın eşanlamlısı olarak vermektedir (15). Yineldoğuş döneminde batıda bu adı taşıyan ya da bu adın türevi olan adlarla adlandırılan çeşitli tımbıralar kullanılmıştır. Bunların ortak bir tanımını yapmak olanaksızdır. Bunların kimi büyük, kimi küçük gövdeli; kimi uzun, kimi kısa saplı olmuş; tellerinin sayısı değişken olmuştur. Dolayısıyla yongar (gitar), kopuz (ud) ya da tımbır (tambur) çoluğuna sokulmayan tımbıraların oluşturduğu türdeşmez (gayrımütecanis) bir tımbıra çoluğudur.

Sözcük Abazacada apandur (7), Ermenicede pandrini (6), Fransızcada pandore (15), Gürcücede panduri (6), İngilizcede bandora ile bandore (15), İspanyolcada bandurria (15), İtalyancada pandora ile pandura (15), Lehçede bandura (15), Portekizcede bandurra (15), Rusçada bandura (15) biçiminde geçmektedir.

Fas Arapçasında tef anlamına gelen bendir (17), İspanyolcada tef anlamına gelen pandero (4), Türkçede tef anlamına gelen pandili (8, 12), Osetçede çalgı anlamına gelen fandır (7), Çeçencede çalgı anlamına gelen pondur (7) sözleri panduranın anlamı kaymış biçimleridir.

Gürcü genel dilinde bu çalgının 3 tellisine panduri denirken 4 tellisine çonguri denmekte, çongurinin, panduriye 4. bir tel eklenmesiyle geliştirildiği bildirilmektedir (6). Gürcü halk dilindeyse panduriyle çonguri kavramları iç içe geçmiştir. Doğu Gürcistan’ın ovalık kesiminde 3 telli panduriye çonguri denirken, dağlık kesimde bu çalgıya hem panduri, hem çonguri denmektedir. Dağlılar, çalgının eski adının panduri, yeni adınınsa çonguri olduğunu belirtmektedirler (6). Panduri Doğu Gürcistan’da yaygınken, çonguri Anadolu’ya komşu Batı Gürcistan’da yaygındır (6). Çonguri sözü Gürcüceden İsvancaya çunuri (6), Abazacaya açangur (7) biçiminde geçmiştir.

Gürcücede pandura anlamında kullanıldığı anlaşılan çonguri sözü Türkçe çöğürden bozmadır. Kökleşik sözlüklerimizde çöğür iri gövdeli, kısa saplı bir tür halk çalgısı olarak tanımlanmıştır (1, 8). Bir de sözlüklerimizde maydanozgillerden, bir tür dikenli yaban bitkisi, tohumdan yetişmiş küçük fidan anlamlarına gelen bir çöğür sözü vardır (1, 8). Kökleşik sözlüklerimiz bu iki çöğür sözünü ayrı sözcükler saymaktadır (1, 8). Tietze dikenli ağaç anlamına gelen çöğürle ahlat ağacı anlamına geldiğini belirttiği 3. bir çöğür sözünü de ayrı bir söz olarak görmekte, fidan anlamına gelen çöğür sözüne yer vermemektedir (13).

Gazimihal çöğür sözünü kopuz sözünün Moğolcaya geçen biçimi olan ku’ur’un Türkçedeki özgün biçimi varsaydığı kovur ile birleştirmekte, gitar anlamına gelen yongar sözüyle Arapçadan bozma olduğu bilinen tambur sözünün de bu sözden bozma olduklarını düşündüğünü belirtmektedir (5).

Sözcüğe çongur biçiminde yer veren Räsänen Moğolcada üfleme borusu anlamına gelen çogurdan bozma olduğunu belirtmektedir (11). Räsänen çongur sözünün Azerbaycan’da üç telli bir çalgının adı olduğunu belirtmektedir ki, bu eski Yunan pandurasına uymaktadır (11). Räsänen, sözcüğün Osmanlıca biçimini çonur biçiminde vermektedir. Eren, Räsänen’in bu biçimi Radloff’tan aldığını, ancak bunun doğru olmadığını, Anadolu’daki doğru biçimin çöğür olduğunu belirtmektedir (3). Eren’e göre çalgı adı olan çöğür dikenli ağaç, ahlat ağacı anlamlarına gelen çöğürden bozma olmalıdır (3). Dolayısıyla Eren’e göre kökleşik sözlüklerimizin 2, Tietze’nin 3 ayrı söz olarak yer verdikleri çöğür tek bir sözdür (3). Dolayısıyla Moğolcada üfleme borusu anlamına geldiği bildirilen çogur’un Türkçe çöğürden bozma olduğu anlaşılıyor.

Çöğür sözü Orta Asya’da kaval anlamında kullanılmaktadır (3, 9). Biz Çuvaşçada tulum anlamında kullanılan şabır, şapar sözlerinin (16) de Türkçe çöğürün o dilcedeki biçimleri olduğu kanısındayız (14); ancak Räsänen de, Eren de çöğürün çeşitli dilcelerdeki anlamlarıyla biçimleri arasında bu sözlere yer vermemişlerdir (3, 11). Çuvaşların kuzey komşusu olan Fin kökenli Çeremislerin tulum anlamında kullandıkları şuvır sözünün de (16) Çuvaşça bir alıntı olduğu kanısındayız (14).

Çöğür sözü, olasılıkla Azerbaycan üzerinden Dağıstan Avarcasına çoğur biçiminde 2 telli bir çalgının adı olarak girmiştir (5). Doerfer, çöğür sözüne Farsçadaki Türkçe alıntılar arasında yer vermektedir (2). Çöğür sözü Rumcaya savuri, sevuri biçimlerinde geçmiştir (5). Ali Rıza Yalgın Güney Anadolu Türkmenlerinin 6, 9 telli 2 biçimi bulunan bir çalgıya çağur dediklerini bildirmektedir (5, 10). Bütün bu verilerden çöğür sözünün panduranın Türkçe karşılığı olduğu anlaşılmaktadır. Çöğür çoluğundan başlıca çalgı çeşitleri mandola, mandolin, pandurinadır.

Mandola, mandolinin atası olan bir 16.-17.yy çalgısının İtalyanca adıdır (15). Adı, pandura sözünden bozmadır. Fransızca adı mandoredir (15). Adı çöğürce biçiminde özleştirilebilir. Mandolin, mandolanın küçük bir türevidir. Adı Fransızca mandolineden bozmadır (1). Fransızca mandoline, İtalyanca mandolinodan, o da İtalyanca mandola’dan bozmadır (15). Adı çöğürcük biçiminde özleştirilebilir. Çocukluğumuzda çalmış olduğumuz, günümüzde düzeninin tutturulmasının öğretmenlere güç gelmesinden dolayı kullanımdan kalkmış olan güzel bir çalgıdır. Çöğürün kısa biçimlerine Latincede pandurina denmektedir (15). Türkçe doğal karşılığı kısa çöğürdür.

 

KAYNAKÇA

 

  1. Ağakay MA. Türkçe sözlük. 10. bası. TDK. Ankara, 2005.
  2. Doerfer G. Türkische und mongolische Elemente im neupersichen. Wiesbaden, 1963-67.
  3. Eren H. Türk dilinin etimolojik sözlüğü. Ankara, 1999.
  4. Gazimihal MR. Musıki sözlüğü. MEB. İstanbul, 1961.
  5. Gazimihal MR. Ülkelerde kopuz ve tezeneli çalgılarımız. Kültür Bak. Ankara, 1975.
  6. http://www.hgangebi.ge/htm/banner_en/enbanner_pandurichong.htm
  7. Ketencoğlu M. Kuzey Kafkasya. Bölgesel müzikal genellemeler. Röportajlar/Yazılar. http://www.muammerketencoglu.com/roportajlar.php?id=yaz21
  8. Kutlu A, Yaşayan S, Ateş K, Dizman İ, Kul E, Özel S, Çotuksöken Y, Küçükceylan N. Türkçe sözlük. 2. bası. Dil Derneği. Ankara, 2005.
  9. Ögel B. Türk kültür tarihine giriş 8. 3. bası. Ankara, 2000.
  10. Ögel B. Türk kültür tarihine giriş 9. 3. bası. Ankara, 2000
  11. Räsänen M. Versuch eines etymologishen Wörterbuchs der Türksprachen. Lexica Societatis Fenno-Ugricae. Helsinki, 1969.
  12. Redhouse. Türkçe/Osmanlıca-İngilizce sözlük. 17. bası. Sev. İstanbul, 1999.
  13. Tietze A. Tarihi ve etimolojik Türkiye Türkçesi lugatı. Birinci cilt A-E. Österreichische Akademie der Wißenschaften. Simurg. İstanbul, 2002.
  14. Ülker S. Zurnadan obuaya gürdüdük. Türk Dili Dergisi Mart-Nisan 2008; 21(125): 32-36.
  15. Webster’s third new international dictionary of the English language unabridged. Könemann. Cologne, 1993.
  16. http://en.wikipedia.org/wiki/Gaida , 17 Jul 2007.
  17. http://tr.wikipedia.org/wiki/Bendir , 16 Haziran 2007.

Türk Dili Dergisi Eylül-Ekim 2008; 22 (128): 22-23