• avatar

    Özleştirme Yabancılaştırıyor mu?
    Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 5 Aralık 2011 gününde yazıldı, 105 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    Biz Türkistanlı Türkler bugün Anadolu Türklerinin yazdıklarını okuyamaz hale geldik. Halbuki 60 senelerinde bile Türk şairlerini tercümesiz okuyabiliyorduk.

    Muhammed Salih

    ***

    Güneş parlıyordu, biz sıcaklığını duyamıyorduk. Yél esiyordu, biz saçlarımızı dalgalandıramıyorduk. Kar yağıyordu, biz kartopu yuvarlayamıyorduk. Yağmur çiseliyordu, biz altında ıslanamıyorduk. Yağılarımız özgürdü, biz tutsaktık.

    Birgün tutsakeviniñ öreklerini yıktık da kaçtık. Güneş ışığını duyuyorduk, ne var ki aydan yansıyanı ile yétiniyorduk. Kaçtığımızda géceydi. Saçlarımız daha görkemli dalgalanıyordu; yél bir yandan, bizim yéle koşuşumuz öbür yandan. Kurtulduk yağıdan.

    Özgürlüğümüze ulaştık, bozkırda yalınayak savaşarak. Bir tastan yémek yédik, yoksulluğumuza ağlayarak. Ortanca kardeşlerimden olan Kazak o gün şunu démişti; Kişioğlu, üç güne tamuya da alışır. Bu düşünce öbür kardeşlerimiñ de usunda yér édinip, bilinçaltına inince yoksulluklarına alıştılar. Ben buna karşı çıktım. Varsıllaşacağım dédim. Ayrıldım onlardan, pılı pırtımı toplayıp kendi yolumu tuttum.

    Çalıştım, ürettim. Böyle yaptıkça varsıllaştım. Kardeşlerim arasıra yanıma konuk da geldiler. Eñ küçük kardeşim Kosovalı, benim yanımda kaldı. Bugün eñ çok onuñla añlaşabiliyorum. Onuñ bir büyüğü Gagavuz ise, arayı sıkı tuttuğundan bugün bizimle bir dilde konuşuyor. Bakma, yine arada küçük ayrımlar var. Azer ise arada gelip yardım alıyor. Böyle yaptığı için öyle böyle de olsa añlaşabiliyoruz. Öbür kardeşlerim de yokluğa öylesine alıştılar ki, varlığı yadırgar oldular. Birgün büyük kardeşim Türkistan şöyle démişti; Bizler bir ara bir tastan yémek yérdik. Şimdi sen değme birimize ayrı tabak koyuyorsun. Tarhanadan başka çorba içmezken, şimdi adını bilmediğimiz yémekler sunuyorsun. / Ah güzel ağabeyim! Direnmeyi bırak da, varlığımdan pay al. Ürettiklerim seniñ de sayılır. Adını bilmiyoruz dédiklerini, adını bildikleriñle pişirdim. Sana nice pişireceğini öğretebilirim. Çorba ile yétindiğimiz günler géride kaldı. Bağımsızlığımızıñ gücünü kullanmamız gerekmez mi? Benimle ol. Yéñi yémekler pişir.

    Değerleme:

yukarı çık