İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Kyu Klavyeniŋ Götürdükleri

İletmen gavurcası instant messenger yazılımlarında Türkçe yazımıŋ yoz yoz yozlaştığını hepimiz izleriz. Buna kamu arasında MeSeNe Türkçesi de denr. Özelliklerini hepimiz biliyoruz ama üstünden geçeyim biraz. Bir kere, Türkçe karakter yoktur diyemeyiz, var, ama bir tâne: ı. Bu i harfiniŋ yerinedir. Diğerleri olan ğ, ş, ö, ü, ç kesinlikle kullanılmaz. Tabi v yerine w, ayrıca ğ/g yerine q kullanmak sadece gelenektendir.

Özünde Türkçeseverler bu duruma oldukça kızar, siŋirlenir; belki de öyle yapan arkadaşlarıyla tartışırlar bile. Oysa ben kızmıyorum, dinginim bu konuda. Çünkü, böyle yapmayıp özenle yazı yazmak daha çok enerji harcamak demektir. Bunu doğal karşılıyorum. Bir doğabilimci (fizikçi) olarak söylüyorum, doğada her şey eŋ az eylem ilkesine göre devinir. Demek istediğim, bir ışık bir yerden bir yere giderken eŋ az enerji harcayacağı yolu seçme eğilimindedir. Doğa böyleyken, doğanıŋ parçası olan insanlarıŋ böyle olmamasını bekleyemezsiŋiz. İnsanlarıŋ pek azı enerji harcamayı göze alır (Fizikte de bir yerden bir yere giden ışığıŋ da pek azı bunu yapar).

“Peki, düzgün Türkçe yazmak çok enerji mi gerektiriyor?” diyenleri duyar gibi oldum. Kesinlikle bunu söylemek istemiyorum. Tersine, söylemek istediğim, yazmakta kullanılan aracıŋ Türkçe yazarken çok enerji harcattığıdır! Bu araç, Q klavyedir, benim deyimimle Kyu düğmelik. Köşeye Türkçe düğmeleri kakmasından devşirme de diyebilirsiŋiz.

Her diliŋ kendi düğmelik düzeni var (Fransızlar A düğmelik, Almanlar qwertz düğmelik kullanırlar). Türkçeniŋ düğmeliği Fe düğmeliktir. İhsan Yener, 1946’da bir Türk düğmeliğiniŋ ölçünleşmesi, standardlaşması üzerinde durmuş. Bunuŋ üzerine zamanınıŋ İhtisas Komisyonu on parmak Türkçe yazımı uzmanlıkla belirleyip 20 Ekim 1955 günü Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi’nden çıkarmış. En çok kullanılan harfler en ulaşılabilir yerlerde. Oysa kyu düğmelikte tam tersi.

Peki, ne oldu da kyu düğmeliğe zorlandık? Neden bilgisayar kuruluşları başta fe düğmelikli bilgisayarlar verirken birden kyu’ya gittiler? Klavye üretimi konusunda bir bahâne olmadığı da açık, çünkü kyu veya fe oluşu düğmeleriŋ yerleştirilmesiyle ilgili. Dizüstümüŋ güvencesi söz konusu olmasa gereç kutumu alır kyu düğmeleriŋ yerlerini değiştirip fe yapardım kendi ellerimle. İnsanıŋ diktatör olup kyu’yu yasaklayası geliyor. Bu sorun çözümlenmezse, düzgün yazım diye bir şey kalmayacak gibi görünüyor.

Oktay DOĞANGÜN

 

9 cevap

  1. avatar Onur Arıkan dedi ki:

    “doğada her şey eŋ az eylem ilkesine göre devinir. Demek istediğim, bir ışık bir yerden bir yere giderken eŋ az enerji harcayacağı yolu seçme eğilimindedir. Doğa böyleyken, doğanıŋ parçası olan insanlarıŋ böyle olmamasını bekleyemezsiŋiz. İnsanlarıŋ pek azı enerji harcamayı göze alır”
    Bunun bir çok istisnası var başta “yha” gibi sözcükler gibi.

  2. avatar Oktay DOĞANGÜN dedi ki:

    Kyu düğmelikte y ile h simgeleriniŋ alt alta oluşuna dikkat çekerim. Nitekim, bu söylediğim cümleyi dikkatle okumak gerekiyor: doğanıŋ buna “eğilimli” olduğunu söyledim. Eğer tam kural olsaydı biz de düzgün yazmaz olurduk zaten. Bu istatistiksel bir durum.

  3. avatar Doğan Can AKTAN dedi ki:

    Örneğiñ ben kyu düğmelik kullanıyorum. Fe düğmeliği kullanmakta zorlanıyorum. Kyu düğmelik kullandığım oğur da, fe düğmelikten iyirek yazıyorum. Bu biçimde görmüşüm. Doğrudur, her diliñ kendi düğmelik düzeni var. Ancak kişiler kyu düğmeliğe alıştırılmışlar.(benim gibi)

  4. avatar Oktay DOĞANGÜN dedi ki:

    Ben 1991’de bilgisayar kullanmaya başladım, kyu düğmelik öğrendim. Ama sadece bir buçuk yıldır fe kullanıyorum ve şu ânda fe ile daha hızlı ve düzenli yazıyorum. Ayrıca fe’yi 1 haftada öğrendim. Bence kesinlikle uzaktan yakından ilgisi yok. El altında MSN gibi uygulama yapılabilecek bir ortam var. Öğrenmek isteyen gidip listesindekilerle lak lak etsin, eŋ fazla 1 hafta…

  5. avatar Güventürk Görgülü dedi ki:

    Türkiye’ye Q klavye’nin girişi 80’li yıllara rastlıyor. O dönem görev yapan hükümetlerin sanayi bakanlıkları uyuduğu için Türkiye’ye bilgisayarlar standart ingiliz Q klavye sistemiyle ithal edildi. Sonra birileri Türkçe karakterleri arayınca ne hikmetse F klavye yerine “Türkçe Q” diye bir garabet ortaya çıkarttılar. Oysa aynı yıllarda Windows işletim sisteminde Türkçe F klavye düzeni mevcuttu. Sanayi bakanlığı bu gibi “önemsiz” konularla ilgilenmeyince ortalığı “Türkçe Q” klavyeler kapladı ve halen de öyle gidiyor. Bu durumun tek istisnası Apple marka bilgisayarlar oldu. 1980’li yıllardan itibaren Apple bilgisayarlar Türkiye’ye fabrika çıkışı F klavye olarak ithal edildi. Şu anda F klavye yalnızca gazeteler ve reklam ajanslarında kullanılıyor. Bunları da genellikle bizim gibi yaşı 40’ın üzerinde olan ve önceden daktiloda yazma deneyimine sahip olanlar özel olarak istiyor. Dizüstü bilgisayar kullanmak zorunda kalanlar da kırtasiyecilerde bu iş için özel yapılmış yapışkanlı harfleri kullanıyor.

    Bu klavye konusu gerçekten Türkçenin önemli bir yara almasına neden oldu ancak bu aşamadan sonra durumu tersine çevirmek de çok zor gürünüyor.

    iyi çalışmalar

  6. avatar Onur Arıkan dedi ki:

    Bilinmeyen nenler kişilere güç gelir, sizin de F kılavye için dedikleriniz gibi. F’ye geçtiğinizde 2 gün ya da 3 gün güçlük çekersiniz ançıp alıştıktan sonra Q size daha hızlı gelir. Bilgisayarı ortak kullanmasak ben de çoktan geçmiştim F’ye.

  7. 1989 yılından bu yana bilgisayar kullanıyorum. Kullandığım bu ilk bilgisayar bir Apple idi ve F klavye ile gelmişti. Sonraları Windows bilgisayarları da gördüm, tanıdım (görmez, tanımaz olaydım); ilk o zaman gördüm Q denen klavye ucubesini… O zaman olayın farkına varamamışım, kişisel bilgisayar kullanımı yaygınlaştıkça Q klavye kullanımı da yaygınlaştı. Bunun tek sebebi de bu yerleşimli klavyeleri kolay olduğu için doğrudan ithal eden kişilerdir. Topu hemen devlete atmamak gerekiyor. Devlet de suçlu tabii ki; her zamanki gibi uyumuş, vehametin farkına varamamıştır. Ama en büyük suçlu değildir. Devletin tek suçu yasasını düzgün hazırlamamak, açık bırakmaktır. Bildiğim kadarıyla (kulaktan dolma bilgi) yasada ülkeye yurt dışından F dışında yerleşimli bir daktilo getirilemeyeceği gibisinden bir tabir varmış. İthalatçılar getirdiğimiz daktilo değil deyip yasayı delmişler ve Q yerleşimli klavyeler ülkeye sokulmuş.

    Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Beni en çok yaralayan konu değerlerimizi yavaş yavaş yitirmeye başlamamızdır. En kötüsü de dilimizin her şeyden daha hızlı ve fazla kirlenmekte olduğudur. Bunun önüne nasıl geçileceği ise büyük bir muammadır…

  8. avatar Oktay DOĞANGÜN dedi ki:

    Dilimiz ve değerlerimiziŋ korunduğu yerler vardır. Bunlar köylerimizdir, yörelerimizdir. Boşuna “köylü milletiŋ efendisidir denmemiş, değerlerimizi ve dilimizi koruyanları korursak bunuŋ önüne geçeriz.

  9. avatar İsmail dedi ki:

    Sayın arkadaşlar siteniz çok güzel, değerli yazılarınız için teşekkürler. Ben de Türkçe sevdalısı bir kişiyim. Fakat Kyu (doğası gereği “Kuyu” olarak okuyorum) nedir anlamıyorum. Ulatı nedir? Yerlik nedir? Lütfen bir daha düşünün, halktan bahsediyorsanız, halkın anlayabileceği gibi konuşalım. Saygılar.

Yorumlar kapatıldı.