• avatar

    İngilizce Salgını ile Türkçenin Geleceği
    Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 29 Mayıs 2013 gününde yazıldı, 205 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    İlkin bilinen kimi gerçekleri anımsatmada yarar görüyorum: İngilizce, 19. yüzyılda güdülen İngiliz sömürgeciliğiyle uluslararası bir dil durumuna gelmiştir; İkinci Yeryüzü Savaşından sonraysa Amerikan yayılmacılığıyla en önemli dil sayılır olmuştur. Ülkemiz 1950’den başlayarak Amerikancılığın etkisi altına girdiğinden/sokulduğundan, İngilizce önce birinci yad1 dil konumuna erişti. Bunun ardınca İngilizce öğretim yapan özel okullar çoğaldı. 1980’den beriyse ipin ucu kaçırılarak birtakım kamu okulları, birçok üstokulumuz2 İngilizce öğretimi uygular oldu. Doğallıkla bütün bunlar olup biterken İngilizcecilik topluma “İngilizce özentisi” biçiminde yansıdı. Böylece İngilizce öğeler, adlandırmadan tutun günlük konuşma diline varasıya kendilerini gösterir oldu. Sonuç – İngilizce özentisinden öte – İngilizce salgınıdır.

    İlk ağızda şu konuyu açıklaştırayım: İngilizce öğretim ile İngilizce öğretimi – sıkça karıştırılmasına karşın – birbirinden ayrımlı nenlerdir. İngilizce öğretim Türk öğretmenlerinin Türk öğrencilerine örneğin işlembilimi3 İngilizce anlatmaları anlamına geldiği için düzce, kesinlikle onanamaz. İngilizce öğretimiyse İngilizcenin yad bir dil olarak öğretilmesidir. İngilizce – sömürgecilik ile yayılmacılık yoluyla da olsa – günümüzde enikonu yaygınlaşmış bulunduğuna göre, öğretilmelidir. (Buna karşı çıkan bir kişinin var olduğunu sanmıyorum.). “İngilizce ancak İngilizce öğretimle öğrenilir.” savının bilimsel bir geçerliği yok. Kısacası, sorun İngilizce öğretimdir. İngilizce öğretiminin başarısız olması eğitimcilerimizi İngilizce öğretime sürüklememeliydi. (Bununla birlikte, İngilizce öğretimin “bağışlatıcı neden”i bulunamaz.)

    İngilizce söz konusu olduğunda anılan kavramlardan biri “yuvarsallaşma”dır4. Gerçekten son onyıllarda ulaşımın hızlanıp kolaylaşması ile yığın iletişim araçlarının gelişerek yaygınlaşması kişileri birbirlerine yakınlaştırdı. Bu olgu yadsınamaz anlayacağınız. Gelgelelim yuvarsallaşma adı altında yayılmacılık güdülüyorsa, ona karşı koymak gerekir. Demek örneğin bizimki gibi geribıraktırılmış ülkelere İngilizce dayatılmakta. Buna ekinsel yayılmacılık denir. Öyleyse, ekinsel yayılmacılık ile yuvarsallaşma birbirinden ayırt edilmeli. Çağın olanaklarından yararlanmayı5 bilirken yayılmacılık karşıtçısı olmayı sürdürmek gerek. Yoksa Amerikancılık ile/ya da İngilizcecilik bütün ulusal ekinleri kaldıracaktır. Buysa beni Türkçenin geleceği konusuna getirdi.

    Türkçenin bundan yüzyıl sonra var olmayacağı, pek pek İngilizcenin bir diyeleği6 olarak yaşayacağı görüşü son sürevlerde açıkça dillendiriliyor. Buna göre 22. yüzyılda İngilizce ile Çin dili, İspanyolca, bir de – belki – Arapça dışında dil kullanılmayacak. Demek Türkçe “ölü” bir dil durumuna düşecek. Üstelik söz konusu düşünceyi ortaya atanların bir bölümü bizim dilseverlerdir. Peki, böyle bir nen olabilir mi, olacak mı? Birtakım dillerin türlü etmenlerle ölmesi görülmemiş bir olay değildir. Dahası, bugün kimi dillerin ölmüş bulunduğunu ya da ölmek üzere olduğunu biliyoruz. Ancak, Türkçe gibi şu kıpıda çok geniş bir yergerçeğinde7 konuşulan; ayrıca birçok ülkede, özellikle Türkey’de kamusal dil ile yazı dili olan; başkaca – en azından – 1500-yıllık geçmişe iye bir dilin gelecek yüzyılda ölmüş bulunacağını olası görmüyorum. Doğrusu, Türkçe ölecekse – yalnızca öz-Türkçecilerin değil − biz Türklerin tüm çabaları boşunadır. (Öyle ya, Atatürk’ün söylediği üzere Türk Türkçe demektir. Anadilimizi, demek kimliğimizi yitirdikten kelli yaşayacağız da ne olacak!). Bundan ötürü, “Türkçe elden gidiyor!” ya da “Türkçe ölecek!” diye karayıkım çağırtmaçlığı8 etmemek gerek. Türkçeye ilişkin bir kaygınız/korkunuz varsa, Türkçenin yaşayakalmasını sağlayacak biçimde davranmalısınız. Umutsuzluğa kapılıvermek hiçbir sorunu çöz(e)mez.

    Bütün olumsuzluklara karşın bugüne gelebilmiş Türkçe, İngilizce darboğazından geçecektir. Anlatım ile türetim olanakları bakımından İngilizceden üstün olan dilimizi korumakla yetinmemeliyiz, geliştirip özleştirerek varsıllaştırmalıyız. Bu ödev – gerçekte – hepimize düşer. Ne ki, Türklerin çoğunluğu Türkçeyi yeterince çok bilmiyor, sevmiyor. (Bir bölük Türkse Türkçeden basbayağı tiksinmekte.). Böylece söz konusu ödevi yapma yükümlülüğünü aydın kesim üstlenmekte. Aydın kesimse – yazık ki! – o denli etkili, etkin değil. Ancak, yazıklanmak da hiçbir sorunu çöz(e)mez. Olumlu yönde çaba harcamak gerek. Yoksa… Gelgelelim “Türkçenin gücü”ne inanmalı. Bu bağlamda dahi kötümserliğe yer bulunmuyor.

    Son olarak şunu yineleyeyim: Türkçe – daha öncesi bir kıyıya bırakılırsa – Orhun-Yenisey Yazıtları’ndan Dil Devrimine, Dil Devriminden günümüze uzanmış bir yol(culuğ)un adıdır. Türkçe konuşan, yazan değme kişi bu kutlu yoldaki bir yolcudur. Dahası, Türkçe konuşan, yazan birileri var oldukça dilimiz bugünden sonsuzluğa uzanacaktır. Demek Türkçenin öleceğini savlayanların yüzleri Türkçenin kendisince kara çıkarılacak. Osmanlıcadan geriye ne kaldıysa, şimdiki İngilizce salgınından geriye o kalacak. Doğal akağında akaduran bir ırmak, bengisu9 olan Türkçe, o kalıntılardan bile kurtulup özlenen arılığa, duruluğa kavuşacak. Kimileri bu sözlere “güzel kuruntu” diye gülüp geçebilir. Ancak, gelecek geçmişten bellidir. Türkçenin geleceğiyse aydınlık mı aydınlık. Şimdi, bu geleceğe – az çok − katkıda bulunmaya var mısınız?

    __________________________________________

    1 1. Os. yabancı.

    2 2. Üstokul: Os. üniversite.

    3 3. İşlembilim: Os. matematik.

    4 4. Yuvarsallaşma: Os. küreselleşme.

    5 5. Doğallıkla çağın olanaklarından yararlanmak yetmez: O olanakları – “ulusal bilinç”le − kendimiz yaratmalıyız. İngilizcenin egemenliğini kırma yollarından biri budur.

    6 6. Diyelek: Os. lehçe.

    7 7. Yergerçeği: Os. coğrafya.

    8 8. Os. felaket tellallığı.

    9 9. Os. abıhayat. (Söylencelerde geçen, kişiye “sonsuz yaşam” verdiğine inanılan su)

    Değerleme:

yukarı çık