• Görüş, Görev

    Göze görünenler kara, görünmeyenler ak olsaydı, iki renkli bir yéryüzünde yaşardık. Yokluğa o denli alıştık, varlığı yadırgar olduk. Sizlere düşünce özgürlüğünden söz édiyoruz. Ak ile kara gibi, sav ile karşısavıñ olduğu bir ortam déğil; sav, söz, ses, öngörü ile beñzeri tüm renkleriñ olduğu göz kamaştırıcı uyumlarıyla yéñi bir yéryüzü sunuyoruz.

    Çakışan doğrularıñ bile biricik ortak noktası bulunur. Öğbilimden biliyoruz, birbirinden bağımsız yönlere giden doğrularıñ kesiştiği, éşdeğer bir beñekten géçtiği yér bulunmaktadır. İşte! Türkçesi Varken Topluluğu, böylesi bir yérdir. Tüm düşünceleriñ, çakışan doğrularıñ biricik kesiştiği noktadır. Dışlama yolunu gütmez. Uç düşünceleri pek séver. Bir düşünceniñ üstünlüğünü, onuñ bilimsel olarak karşıtını çürütmesinde görür.

    Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmiyoruz. Biriniñ doğrusu, bir başkasınıñ yanlışı olabilir. Bu durumda eñ iyi çıkar yoluñ, tüm düşünceleri bir araya getirerek, gözgü (ayna) yaratmak olduğu yönünde düşündük. Böyle vardık yargıya. Yañsıttık düşünceleri añlayana. Ne de tozlu diyenler çıktı ilk başta. Sildik, arındırdık da toz bırakmadık ortalıkta. Gözgü çok küçük, kendimi büsbütün göremiyorum diye yakınan da olunca, büyüttük gözgümüzü. Adımlarımızı sağlam attık, başımızı dik tutup, gülümsettik yüzümüzü. Bize çamur atanlar da oldu. Çamur izlerini silmeye gücümüz hep oldu. Sözlerimiziñ güzelliği, sesimiziñ hoşluğu ile birleşince, dayanamadı kargalar. İşine göñül adayanı kim yargılar? Bülbül, güzelliklere şakısın; önünde soñunda karga da onu alkışlar.

    Yéryüzünü yañsıttığımızı düşünürdük, evreni barındırabilecek özgücümüz olduğunu añladık. Evreniñ, içinde tüm nesnelerini barındırması gibi, biz de bütün düşünceleri barındırma yolunu séçtik. Budur bizim doğrumuz; evrensel küme olmak.

    Bunu yapıyoruz. Eñ uç düşünceleri yazmaktan géri kalmıyoruz. Tabularla sınırlandırılmış düşünceleriñ ötesine géçtiğimizde, başarıyı da elimize almış olacağız. Amaç ne, erek ne? Çıktığımız yolda başarıya ulaşmak déğil mi?

    Burası, diliñ yapısını añlamak artı geliştirmek için kurulmuş sanal bir deneyevi gibi görülebilir. Türlü deneyler, eñ doğru soñucu görmeye yöneliktir. Dil üzerine usa gelen bütün düşünceleri barındırmaya çalışmaktadır.

    Savaşlar, yalñızca paşalara bırakılamayacak denli önemliyse, beñzer nedenlerden dolayı, dil de yalñızca dilcilere bırakılamayacak denli değerlidir.

yukarı çık