<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçesi Varken &#187; türk dilleri</title>
	<atom:link href="http://turkcesivarken.com/damga/turk-dilleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://turkcesivarken.com</link>
	<description>Başka sese benzemez ananın sesi, ararsan vardır her sözün Türkçesi.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Apr 2012 08:45:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türk Dillerindeki Ayrım Neden Oluştu?</title>
		<link>http://turkcesivarken.com/turk-dillerindeki-ayrim-neden-olustu/</link>
		<comments>http://turkcesivarken.com/turk-dillerindeki-ayrim-neden-olustu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 19:58:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökbey ULUÇ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ağızlar lehçeler]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[azerice]]></category>
		<category><![CDATA[çakmak]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleme]]></category>
		<category><![CDATA[su kızdıran]]></category>
		<category><![CDATA[türk dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[yandıran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkcesivarken.com/?p=741</guid>
		<description><![CDATA[<em>Dönemin geniş bozkırlarına yayılan Türklerden iki öbek varmış. Bunlardan biri kızıl çadır öbürü de </em><em>ak çadır kullanırmış. Gün gelmiş çakmak taşını bulmuşlar. Kullanımının yararlı olduğunu gördükten sonra toplum arasında yaygınlaştırmışlar. Ançıp bu aygıta bir ad vermek gerekiyormuş. Ak sakallar kurulu toplanmış. Kızıl çadırlı Türkler söz almış; </em><em>

- Biz bu taşları birbirine çaktık, kıvılcım çıktı. Öyle ise bunun adı <strong>çakmak</strong> olsun.  Hem </em><em>I. Yemek Adları Kurultayı'nda ana-bacılarımız </em><em>dolma, sarma, kıyma gibi eylem köklerini kullanarak adlandırma yapmışlardı. Bu adlandırma geleneğini sürdürelim.

Karşı çıkan ak çadırlıların başı ayağa kalkmış;

- Olmaz! Bunlar elimizdeki nesneleri yakmaya yarıyor. Bu nedenle bizim önerimiz; <strong>yandıran</strong>'dır.</em>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Iğdır&#8217;da Türkçe konuşan biri Astana&#8217;da, Taşkent&#8217;de konuşan birini anlamakta zorluk çeker. Oysa her ikisi de aynı dili konuşmaktadır. Peki, ne oldu da araya ayrımlar girdi, anlaşılmazlık doğdu?</p>
<p>İşin özünü incelediğimizde, nedenin çok masum olduğunu görmekteyiz; <strong>yorum ayrımı, bakış açısı</strong>.</p>
<p>Çakmağın kibritten daha önce bulunduğunu biliyoruz. Çünkü çakmağın bulunuşundan birkaç saniye sonra od demeli ateş bulunmuştur. İki nesneyi birbirine sürtüp, sürtünme ısısı ile od çıkarmanın daha önce olduğu söylenebilir. Ancak bu çok uzun sürdüğünden ilk önce çakmak taşlarının kullanılması daha usa yatkın duruyor. Gelelim o dönemki soydaşlarımızın bu işe nasıl ad verdikleri konusuna&#8230; Bunu bir <strong>öyküleme yaparak</strong> anlatmak istiyorum.</p>
<p><em>Dönemin geniş bozkırlarına yayılan Türklerden iki öbek varmış. Bunlardan biri kızıl çadır öbürü de </em><em>ak çadır kullanırmış. Gün gelmiş çakmak taşını bulmuşlar. Kullanımının yararlı olduğunu gördükten sonra toplum arasında yaygınlaştırmışlar. Ançıp bu aygıta bir ad vermek gerekiyormuş. Ak sakallar kurulu toplanmış. Kızıl çadırlı Türkler söz almış;</em></p>
<p><em>- Biz bu taşları birbirine çaktık, kıvılcım çıktı. Öyle ise bunun adı <strong>çakmak</strong> olsun.  Hem </em><em>I. Yemek Adları Kurultayı&#8217;nda¹ ana-bacılarımız </em><em>dolma, sarma, kıyma gibi eylem köklerini kullanarak adlandırma yapmışlardı. Bu adlandırma geleneğini sürdürelim.</em></p>
<p><em>Karşı çıkan ak çadırlıların başı ayağa kalkmış;</em></p>
<p><em>- Olmaz! Bunlar elimizdeki nesneleri yakmaya yarıyor. Bu nedenle bizim önerimiz; <strong>yandıran</strong>&#8216;dır.</em></p>
<p><em>Bu iki öbek anlaşamamış ançıp önerdikleri sözcükler günümüze değin kullanılıp gelmiş. Kızıl çadırlılar Anadolu&#8217;ya göç edip gelmiş, ak çadırlılar da Kafkaslara&#8230; Türkiye&#8217;de <strong>çakmak</strong> olarak kullanılan sözcük, Azerbaycan&#8217;da <strong>yandıran</strong> olarak bilinmiş. Böylece aynı nesnenin aynı ulusca iki ayrı adı olmuş.</em></p>
<p>Yukarıdakı kısa öykülemede, sıradan bir örnek verildi. Aynı us yürütümü tüm sözcükler için geçerlidir. Biri &#8220;<strong>bilgisayar&#8221;</strong> demiş öbürü &#8220;olmaz, özgün adı <strong>kompüter</strong>dir biz de öyle demeliyiz&#8221; demiş. Biri <strong>&#8220;şofben&#8221;</strong> demiş öbürü &#8220;olmaz bu suyu kızdırıp ısıtıyor adı da <strong>su kızdıran²</strong> olsun&#8221; demiş. Böyle sürüp gitmiş ulayı gitmektedir de&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Gökbey ULUÇ</strong></p>
<p>________________<br />
[1]<em> Böyle bir kurultay hiçbir oğur olmadı.<br />
</em>[2]<em> Azerbaycan&#8217;da şofben için kullanılan sözcük.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkcesivarken.com/turk-dillerindeki-ayrim-neden-olustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

