Archives

  • Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım Daha béğeni yapılmamış.

    Daha önce Türkçesi Varken… ağ bölgesinde yayımlanmış Kişisel Türentiler Sözlükçüğü-adlı yapıtımla öz Türkçe 250 söz(cüğ)ü yad karşılıklarıyla dilseverlerin ilgilerine sunmuştum. Buradaysa yad 500 söz(cük) öz Türkçe karşılıklarıyla verilmiş bulunuyor. Gelgelelim ilkin kimi açıklamalar yapmam gerek: Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım bir “seçki” niteliğindedir. Demek kendi türentilerimin hepsini kapsamadığı gibi, öz Türkçe karşılıkları daha bulunmamış yad söz(cük)lerin ancak […]

    Ağu 24th, 2016 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dilsel Bağnazlık Daha béğeni yapılmamış.

    Bütün bağnazlıklar kötüdür. Dilsel bağnazlıksa ayra değil. “Yalnızca benim dilim doğrudur. Başkaları Türkçeyi bil(e)mezler.” diye düşünüyorsanız, dilsel bağnazlığa tutulmuşsunuzdur. Çabucak söylemeliyim: Dil alanında dahi bağnazlaşmak pek kolaydır. Üstelik karşıtçılarınızın varlığı size kutsal bir savaş yapıyormuşsunuzcasına kıygınlık da, yiğitlik de taslama olanağı verir. Böylece dil bir araç olmaktan çıkıp bir erek durumuna gelir. Dilin – son […]

    Haz 29th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dil Sorunumuz Daha béğeni yapılmamış.

    İlk ağızda dil sorunumuzun var olduğunu görmek gerek. Oysa çoğu kişiye göre, bu sorun – düzce, kesinlikle – yok. Dahası, özdeş çoğu kişi nece, nite konuştuğunun, yazdığının ayrımında değil. Çok çok değme kişinin yanlış konuşup yazdığı, dilin hiçbir önem taşımadığı düşünülüyor. Böylece doğru dili doğru kullanmaya yeltenenler (!?) düzgüsüz sayılmaktalar. He, at izi it izine […]

    Nis 26th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Öz Türkçeyi Anlamak Olanaksız mıdır? Daha béğeni yapılmamış.

    Öz Türkçenin anlaşıl(a)madığı savı özleştirme karşıtçılarınca, kimi kez öz-Türkçecilerce dahi ileri sürülmektedir. Savlayan savını tanıtlamayla yükümlü olsa da, söz konusu savı çürütmek yararlı bulunacaktır. Okuyor olduğunuz deneme bu “çürütme” üzerine. İşe bir örnekle başlamada yarar görüyorum: Bilindiği üzere Türk sağaltmanlık dili özleştirmeye en çok direnen alanlardan biridir. Bundan ötürü, örneğin büyük ölçüde Fransızca-, bir ölçüde […]

    Oca 12th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Öz-Türkçecilik Üzerine 0/5 (1)

    Tutturgan değilimdir. Yalnızca dilsel olarak doğru bildiğim yolda ilerlemekteyim. Demek öz-Türkçecilik gütmekteyim. Peki, öz-Türkçecilik – gerçekte – nedir? Bana kalırsa, öz-Türkçeciliğin ne olduğunu anlamak için, ne olmadığını kavramak gerekir. Öyleyse, bu denemede ilkin öz-Türkçeciliğe ilişkin kimi “önyargılar”a ya da “yanlış kanılar”a değineyim: Kimilerine göre, öz-Türkçecilik düpedüz bir delilik türüdür. (Nitekim N. Ataç, şimdiki öz-Türkçecilerin öncüsü […]

    Ara 24th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
  • Kişisel Türentiler (neolojizm) Sözlükçüğü Daha béğeni yapılmamış.

    Aşağıda yad karşılıklarıyla dizelgelenmiş öz Türkçe iki yüz elli söz(cük), benim on dört-yıllık öz-Türkçeciliğimin ürünlerinin bir bölümüdür ya da seçkisidir. Dile bireyin katkısı da “yaşamsal” önem taşıdığından, bıkıp usanmaksızın, yılmayarak – daha çok – kimsenin şu ya da bu nedenle özleştirmediği – türlü alanlara değgin − yad söz(cük)leri özleştirdim. Gösterişsiz sözlükçüğüm incelenirse, söz konusu el […]

    Ağu 26th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
  • Özleştirilen Sözcüğü İşitir İşitmez Añlamayı Umma Yanılgısı Üzerine Daha béğeni yapılmamış.

    Bir diliñ konuşucusunuñ çok olması, onu çok da önemli kılmaz. Türkçe için eñ çok konuşulan 5. dil dénir. Ağızlar da işiñ içine katılarak böyle duygusal bir göstergeye ulaşılmıştır. Böyle saymayı sürdürürsek, belki de adını ilk kéz işittiğiñiz Bengalce’niñ 8. sırada olduğunu görürüz. Bangladeş’iñ kamusal dili. Önemli mi? Bu bağlamda, bizim karşıdaşlarımız bilim yapılabilen diller olmalıdır. […]

    Oca 13th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
  • Yazmak Üzerine Daha béğeni yapılmamış.

    Kimse doğuştan yazar değildir: Yazar olunur. Yazarlık yeteneği diye bir nen – kuşkusuz – vardır. Ayrıca yazarlık deneyimi önem taşır. Gelgelelim yazan, yazmayı seven, o denli kötü yazmayan birine “Siz hangi ülevle1, yetkiyle yazıyorsunuz?” biçiminde çıkışıl(a)maz. Tersine, böyle bir kişiyi yazmaya isteklendirmek gerekir. Özellikle söz konusu kişinin başka dışavurum aracı ya da olanağı yoksa… Yazmak […]

    Kas 24th, 2013 | Filed under Köşe Yazıları
  • Bütün Bunlar Boşuna mıdır? Daha béğeni yapılmamış.

    Yıllar önceydi. Bir akçaevinin1 iş sınavına girecektim. (Yaşama atılmam gerekti. Onlar “toplumsal baskı”yı üzerimde duyduğum sürevlerdi.). Ağabeyim beni sınavın yapılacağı yere arabasıyla götürüyordu. Ben – alışılageldiği üzere – suskundum. Dışarıdaki kış görünümünü: koşuşturan kişileri, taşıt ırmağını… sözümona izliyordum. Gergin, tedirgindim. Benim dilsel duyarlığımı bilen ağabeyim, “Kimsenin Türkçeyi iplediği yok. Usunu başına devşir: Çalışmalısın. İş görüşmesinde […]

    Ağu 31st, 2013 | Filed under Köşe Yazıları
  • İngilizce Salgını ile Türkçenin Geleceği Daha béğeni yapılmamış.

    İlkin bilinen kimi gerçekleri anımsatmada yarar görüyorum: İngilizce, 19. yüzyılda güdülen İngiliz sömürgeciliğiyle uluslararası bir dil durumuna gelmiştir; İkinci Yeryüzü Savaşından sonraysa Amerikan yayılmacılığıyla en önemli dil sayılır olmuştur. Ülkemiz 1950’den başlayarak Amerikancılığın etkisi altına girdiğinden/sokulduğundan, İngilizce önce birinci yad1 dil konumuna erişti. Bunun ardınca İngilizce öğretim yapan özel okullar çoğaldı. 1980’den beriyse ipin ucu […]

    May 29th, 2013 | Filed under Köşe Yazıları
Posts Tagged ‘özleştirme’