İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Etiket: Gökbey Uluç

Geliyom, Gidiyom Demek Dili Bozar mı?

Türkçe’yi savunanlar arasında şöyle bir yanılgınıñ olduğuna denk gelmek olanaklıdır; İstanbul ağzı dışındakı tüm ağızlar yanılgılıdır, bozuntudur. O ağızlarda konuşmak dile zarar vermeniñ yanında çok da gülünçtür. Bilinmelidir; dil devriminde ortak ağız olarak İstanbul’unku seçildi. Nedeni çok sıradan; bilgin kimseler İstanbul’daydılar. Ankara yeñi baş-il olmuştu, bildiğiniz köy idi. Özünde ana ağız olarak Ankara’nıñ alınması gerekirdi,…
Devamı

Azerbaycan’da Sessiz Dil Devrimi

Bakacak yayınlarınıñ Azerbaycan’da özgür olduğu dönemler, kimbilir kimseniñ ayrımında olmadan sessiz bir devrimi başlattı. Şuan için diyebilirim, tüm Azerbaycan toplumu İstanbul Türkçesini añlıyor. Genç kuşağın kimi öy kendi aralarında İstanbul ağzında konuştukları da oluyor, ne var ki yaşlılar añlamasına karşın, konuşamıyorlar, konuştuklarında da gülmeli oluyor. […]

Yelveren’i bilmeyen yokmuş!

Eski betikçileri (sahafları) dolaşırken, yaşlı bir amcanıñ baktığı satağa yâni dükkâna girdik. Amcamız, ne bilgisayar kullanıyor ne de bu tür bir aygıt. Sorduğumuz her betiği, önce düşünür, soñra “var” ya da “yok” diye yanıtlardı. Aytış koyulaşınca, içerisi epeyce ısınmaya başladı. Ben hemen araya girdim; “ya bi yelveren olsaydı keşke…” Amca, hiç duraksamadan, “yok be oğlum, hasta ediyor o” diye yanıtıñı verdi.

Söylenenlerin tersine, Türkçe gelişiyor!

Geñelağıñ yaygınlaşmasıyla, dile duyarlı, eñ azından neler yaşandığından çavı (haberi) olan gençler sürekli yeñi akımlar düzenlemekte, “Türkçe, Turkcheleshmesing” gibisinden sözlerle birileriñi uyarmaya çalışmaktadır.

Durum böyle olunca, bu gençleri birer av olarak gören yazar takımı, tümüyle tecimsel (ticârî) erekli betikler (kitaplar) yazmaktan geri kalmıyor. Bu betiklerde, Türkçe’niñ bitişe doğru ilerlediğiñi, yok olma süreciñe girdiğiñi, böyle giderse de ulusumuzu yitireceğimizi söyleyenler olmuştur.

Uydurma söz yapmayız, yapma yola sapmayız

Türkçe’yi savunanları ikiye ayırabiliriz. Birisi “öz türkçeciler”, öbürü “yaşayan türkçeciler”. Öz türkçecilere  göre, tüm sözcükleriñ özü olmalıdır. Dil tümden arınmalı, yüzde yüz arı olmalıdır. Yaşayan türkçecilere göre ise, kökleşmiş, dile girmiş, karşılığı dilde olmayan sözcükler yad (yabancı) olabilir. Oysa biz topluluk olarak bunlarıñ ortasında bir yerdeyiz. Yüzde yüz arı bir diliñ olmayacağıñı bilir, böylesiñe boş…
Devamı

Bebek Diliniñ Türkçe’deki İzleri

Sürekli ilgimi çekmiştir; akrabalık adlarınıñ ikilemeleri, kökenleriniñ belirsizliği eñ önemlisi de öbür dillerle birbiri arasında çok yakın benzerliğiniñ oluşu…

baba, bebe, bibi, dede, keke, nene, ana, ata, aba, aga, eçe, eçi, çiçi…

Bu sözcükleriñ eki, kökü yok. Başlı başlarına birer kök sözcükler. Bu kökleri oluşturanlar ise “bebekler”. Bebekleriñ ağzıñdan çıkan ilk sözcükler nasıl olmuşda büyüklerince de taplanmış (kabūl edilmiş), çok ilginç doğrusu.

Arı bir dil yaratmak istemiyoruz!

Yeryüzüñde % 100 arı (saf) bir dil yoktur. Bunu istemek ise uçukluktur. Bizler de uçuk, kaçık olmadığımızdan böyle bir neñi hiç istemedik. Olanaklı olsa bile karşı çıkarız. Dildeki yad sözcükler, çorbaya atılan tuza benzer. Tuzu fazla kaçırırsañız, yemeğin de tadı kaçar. Tuzsuz olursa da, tadı olmaz. Büyük balta girmemiş ormanlar içinde yaşayan ilkel topluluklarıñ dilleri…
Devamı

Öz Türkçe gezegen adları

Vâr oluştan bu yana, tüm kişioğlunuñ (insanoğlunuñ) ilgisiñi çekmiştir gökyüzü. Eski kişiler de gökyüzünde erişilmez olan dahası kimi oğur (zaman) tapındıkları bu nesnelere adlar takmışlardır. Öyle ki, “güneş, ay, yıldız” gibi bir takım gök nesneleriniñ adları töz (temel) sözcükler olarak taplanır (kabūl edilir). Eski Türkler de öbür uluslar gibi gözle görülebilen gök nesneleriñi adlandırmıştır. Bu…
Devamı

TDK’ye atılan iftiralar

1970 yıllarda basın tarafından TDK’yi karalamak için gülünç türetimler yapılmıştır. Bu türetimlerin kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor ancak, kamu içinde hızla yayılmış ulayı (ve) bunların gerçekten TDK tarafından türetildiği sanılmıştır, hatta sanılmaktadır. TDK’nıñ türettiği sanılan sözcükler; * Otobüs : Çok Getirgeçli götürgeç * Tren : Alttan ittirmeli üstten tüttürmeli çok oturgaçlı getirgeçli götürgeç * Yumurta :…
Devamı

Türetilen yeñi sözcükleri kullanmak

Türetilen yeñi sözcükleri kullanmak, yıllardır kullandığımız sözcükleri bir kıyıya bırakmak doğru mudur  dahası  olanaklı mıdır ? Olanaksız olması için bir neden yok. İlk başlarda yadırgamañız olağandır ancak üç beş kullanımdan soñra yıllardır kullanıyormuşsuñuz gibi alışacağımızdan kuşkum yok. Kimileri Türkçeleşmiş(!) sözcüklerin değişemeyeceğini söyler, bu yönde direterek konuşurlar. Bu kişiler “dil devrimi“nden çavsız (habersiz) mıdırlar, bilemem ancak…
Devamı