İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Etiket: dil

Yaygın bir bilgisizlik kanısı: “Türkçe yetersiz bir dildir”…

Soñ günlerde birçok toplu sanal ortamda (facebook, twitter, ekşisözlük, youtube vb.) sıklıkla karşılaştığım bir konu. Algıda seçicilik midir nedir, soñ zamanlarda hangi toplu sanal ortama girsem, Türkçe ile ilgili türlü yorumlar yapan kişilere düşgeliyorum. Bu yorumcularda gözlemlediğim şey, dilbilim ile ilgili pek bir bilgileri olmadığı hâlde Türkçe hakkında kendilerinden oldukça emin ve özellikle de olumsuz…
Devamı

Dilsel Bağnazlık

Bütün bağnazlıklar kötüdür. Dilsel bağnazlıksa ayra değil. “Yalnızca benim dilim doğrudur. Başkaları Türkçeyi bil(e)mezler.” diye düşünüyorsanız, dilsel bağnazlığa tutulmuşsunuzdur. Çabucak söylemeliyim: Dil alanında dahi bağnazlaşmak pek kolaydır. Üstelik karşıtçılarınızın varlığı size kutsal bir savaş yapıyormuşsunuzcasına kıygınlık da, yiğitlik de taslama olanağı verir. Böylece dil bir araç olmaktan çıkıp bir erek durumuna gelir. Dilin – son…
Devamı

Bir Kitabımsıya Reddiye Yâhut Kadir Mısıroğlu’nun Cehâleti

Doğrusunu söylemek gerekirse sert bir dille yazdığım bu yazıyı Kadir Mısıroğlu oğlunu daha yeni toprağa vermişken yayınlamak çok hoşuma gitmiyor. Kadir Bey’e baş sağlığı ve sabır dilemekle birlikte dil meselemizin acılarımızı ve sevinçlerimizi aşan bir öneme sâhip olduğunu hatırlatırım. Kadir Mısıroğlu Beyefendi’nin Bin Uydurma Kelimeyi Boykot Yâhud Doğru Türkçe Rehberi adında bir kitabı var. Bu kitabın sonundaki…
Devamı

Dil Üzerine – II

Esen olsun. Türkiye’deki dil tartışmalarına, siyasi ve bilimsel eylem ve söylemlere değinmeden evvel, birinci yazıda yüzeysel bir şekilde yaptığım taramanın biraz daha “spesifik” halini yapma ihtiyacı duyuyorum. Esasen, bu yazıda “söylem”, “spesifik” ve “esasen” sözcükleri bir arada, “dil”e nasıl baktığımı okuyucu bu şekilde kavrayabilir. İlk yazıda bu bakışın sebeplerine bilimsel temellere fazla girmeden değinmiştim, şimdi…
Devamı

Dil Üzerine -I

Esen olsun. Değerli Oktay Doğangün Bey sayesinde bu mecrada yazmaya başladım. Yeni bir mecrada yazmaya başlamak her zaman heyecan vericidir ama, bu defa daha kıymetli: Türkçe’ye dair ciddi bir kaygı taşıyan ve samimi bir tavırla emek veren insanların bulunduğu bir platforma bir şekilde dahil olmak, mutluluk verici. İlk yazım olması sebebiyle, “dil meselesi”nin, ya da…
Devamı

Tañrı adı üzerine

06 Şubat 2008’de yazmış olduğum bir yazıyı güncelleyerek aktarmak isterim. Kimileri, Tañrı adınıñ kullanılmasına karşı olduklarını söylerler. Tañrı demenin günah olduğunu savunurlar. Tañrı adının kullanılmaması gerektiğini düşünenlerin kendilerince öñe sürdükleri gerekçeleri birkaç maddede toparlanabilir; 1) Tañrı adı Türkleriñ eski dini olan Teñricilik inancından gelen bir addır, bu nedenle kullanılması uygun olmaz. 2) Tañrı adı, 99 Güzel Ad (Esmâ’ûl Hûsnâ) içinde olmadığından kullanılması…
Devamı

Türkçeniñ Dil Ailesi

Türkçeniñ hañgi dil ailesine mensup olduğu kimi çevrelerce hâlâ tartışılmaktadır. Türkçe, kimilerine göre Ural-Altay Dil Ailesine mensuptur. Ancak bu görüş yañlıştır, çünkü Ural-Altay Dilleri Ailesi diye bir dil ailesi olmadığı, Ural Dilleri Ailesiniñ müstakil bir dil ailesi olduğu saptanmıştır. Bu görüşüñ yañlışlığı añlaşıldıktan soñra, Türkçeniñ Altay Dilleri Ailesine mensup olduğu söylenmeye başlandı. Ancak, yaklaşık 50…
Devamı

Varoluşun Dayanılmaz Ağırlığı

Yitiğim, yitiksin, yitik; yitiğiz, yitiksiniz, yitikler. Bu önad çekimi, nereden çıktı? Oysa besleyegeldiğim, yitiklik duygusu değil midir? Kendi yaşamında yitip gitmişlik. Hepsi, bu mu? Hani kötümserlikten geçip iyimserliğe uğrak vererek gerçekçilikte varım kılmıştım!? (Gene de, yitiklik duygusuna kapıladuruyorsam; bunu, kötümserliğe yormamalı. Bu, gerçeğin büsbütün kendisi de ondan… Demek – şimdi bile – gerçekçiyim.). Kişi, “varoluşun…
Devamı

Dil, Yazın ile Yaşam

Sözlükler ile yazım kılavuzları dolusu sözcükler… Oysa yaşam, dilde içkin olduğu denli dili, “aşkın”dır: Kimi kez bir durumu, olayı ya da olguyu, hangi sözcükle dile getireceğinizi, bilemezsiniz. Burada kullanageldiğiniz dilin yetersizliği değil; yaşamın en kapsamlı sözlüğe dahi sığmaması, söz konusudur. Gene de, elimizde dilden uygun bir dışavurum/iletişim aracı, yoktur; bulunamaz da. Yazına gelince; o, dille…
Devamı