Archives

  • Öz-Türkçecilik Üzerine 0/5 (1)

    Tutturgan değilimdir. Yalnızca dilsel olarak doğru bildiğim yolda ilerlemekteyim. Demek öz-Türkçecilik gütmekteyim. Peki, öz-Türkçecilik – gerçekte – nedir? Bana kalırsa, öz-Türkçeciliğin ne olduğunu anlamak için, ne olmadığını kavramak gerekir. Öyleyse, bu denemede ilkin öz-Türkçeciliğe ilişkin kimi “önyargılar”a ya da “yanlış kanılar”a değineyim: Kimilerine göre, öz-Türkçecilik düpedüz bir delilik türüdür. (Nitekim N. Ataç, şimdiki öz-Türkçecilerin öncüsü […]

    Ara 24th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dil Üzerine – II Daha béğeni yapılmamış.

    Esen olsun. Türkiye’deki dil tartışmalarına, siyasi ve bilimsel eylem ve söylemlere değinmeden evvel, birinci yazıda yüzeysel bir şekilde yaptığım taramanın biraz daha “spesifik” halini yapma ihtiyacı duyuyorum. Esasen, bu yazıda “söylem”, “spesifik” ve “esasen” sözcükleri bir arada, “dil”e nasıl baktığımı okuyucu bu şekilde kavrayabilir. İlk yazıda bu bakışın sebeplerine bilimsel temellere fazla girmeden değinmiştim, şimdi […]

    Oca 14th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dil Üzerine -I Daha béğeni yapılmamış.

    Esen olsun. Değerli Oktay Doğangün Bey sayesinde bu mecrada yazmaya başladım. Yeni bir mecrada yazmaya başlamak her zaman heyecan vericidir ama, bu defa daha kıymetli: Türkçe’ye dair ciddi bir kaygı taşıyan ve samimi bir tavırla emek veren insanların bulunduğu bir platforma bir şekilde dahil olmak, mutluluk verici. İlk yazım olması sebebiyle, “dil meselesi”nin, ya da […]

    Tem 24th, 2013 | Filed under Genel, Köşe Yazıları
  • İngilizce Salgını ile Türkçenin Geleceği Daha béğeni yapılmamış.

    İlkin bilinen kimi gerçekleri anımsatmada yarar görüyorum: İngilizce, 19. yüzyılda güdülen İngiliz sömürgeciliğiyle uluslararası bir dil durumuna gelmiştir; İkinci Yeryüzü Savaşından sonraysa Amerikan yayılmacılığıyla en önemli dil sayılır olmuştur. Ülkemiz 1950’den başlayarak Amerikancılığın etkisi altına girdiğinden/sokulduğundan, İngilizce önce birinci yad1 dil konumuna erişti. Bunun ardınca İngilizce öğretim yapan özel okullar çoğaldı. 1980’den beriyse ipin ucu […]

    May 29th, 2013 | Filed under Köşe Yazıları
  • Özleştirme, Türk Dillerini Bölüyor mu? Daha béğeni yapılmamış.

    Yad kökenli sözcükleriñ yérine anadilimizden karşılıklar buluyor, diriltiyor, türetiyoruz diye, kimileyin işitilmedik söz bırakmayanlar oluyor. “Efendim; biz özleşiyoruz ancak, öbür Türk yurtları ile aramızda uçurum oluşuyor, birbirimizden ayrılıyoruz. Dolayısıyla bu yaptığınız, dili geliştirmek déğil, baltalamak oluyor.”  Bunuñla yétinmeyip, satkın (hain) yapanlar da bulunmaktadır. Daha ileri gidip, dışgüçlerce beslendiğimizi, onlara çalıştığımızı, onlardan akça aldığımızı diyenler de […]

    Mar 27th, 2013 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dilsel Kötümserlik Daha béğeni yapılmamış.

    Kötümserlik – onun adı üstünde – yaşamı bir bütün olarak kötü görme eğilimidir. Gerçekten bir sayrılıktır. En azından tinsel bir sayrılığın belirtisi sayılır. Dilsel kötümserlikse kötümserliğin dil alanındaki görünüşüdür. Dil söz konusu edildiğinde olumsuz düşünüyor ya da yürek-karartıcı savlar ortaya atıyorsanız, dilsel kötümserliğe tutulmuşsunuzdur. Ne yapıp ederek bu sayrılıksal durumdan kurtulmanız gerekir. Yoksa güzelim yaşam […]

    Ara 28th, 2012 | Filed under Köşe Yazıları
  • Yaygın Yanlışlar Daha béğeni yapılmamış.

    Yaygın yanlış*, Dil Derneğinin Türkçe Sözlük’ünde şöyle tanımlanmış: “genelleştiği için yanlışlığı, önemsenmeksizin kullanılagelen sözcük, deyim ya da terim”. (Başka sözlüklerdeyse buna benzer tanımlar, var.). Bu yazıda dilimizin “yad” öğelerindeki yaygın yanlışları, bir kıyıya bırakıp öz Türkçede yapılan kimi yaygın yanlışları, ele alacağım. Bunlar, alabildiğine çok olduğundan; yalnızca en yaygın yanlışlardan örnekler üstünde duracağım. Hele başlayayım: […]

    Ara 9th, 2011 | Filed under Köşe Yazıları
  • Uydurmacılık Suçlaması Daha béğeni yapılmamış.

    Güzel dil Türkçe bize. Başka dil gece bize Ziya Gökalp   Uydurmacılık, öz-Türkçecilerin en çok karşılaştıkları suçlamadır. Bundan ötürü, bu yazı, bir “savunum” özeti sayılır. Demek burada bilimdışı uydurmacılık suçlamasını, kimi bilimsel kanıtlarla çürütmeye çalışacağım. İşe koyulayım: Bilindiği üzere Türk Dil Devrimi sırasında, sonrasında özleştirme çalışmaları, yapılırken; şu yöntemlere başvurulmuş; şimdi bile başvuruluyor, başvurulmalı: 1. […]

    Kas 10th, 2011 | Filed under Köşe Yazıları
  • Türk Dil Devrimi – 2 Daha béğeni yapılmamış.

    Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin çalışmalarının ardından sıra dil meselesine gelmişti. Mustafa Kemal’in bu konuyu sürekli düşündüğünü şu sözlerinden anlıyoruz: “Daha çocukken dersler, kitaplar arasında yuvarlanırken, hissederdim ki, bu dilin bir şeye ihtiyacı var. O ihtiyacın ne olduğunu, nasıl elde edileceğini bilmezdim. Fakat mutlaka bir şey lazım olduğunu duyardım.” “Eğer ben size bu meseleyi ancak son […]

    Eki 15th, 2011 | Filed under Üyelerimizden
  • Öztürkçe Konuşun Démiyoruz ki! 0/5 (1)

    Türkçesi Varken Akımında, altın kayığımız ile ilerliyoruz. Akıntıda oluşan dalgalar kayığımızı sallamasa, daha da iyi olurdu ancak esen yél, yüzümüzü okşayıp géçince tüm kaygımızı da sıyırıp alıyor. Kötü olan ise, kayıktan düşenleriñ olması! Türkçesi Varken diyerek kasıldığımızı, yapay olduğumuz düşünüp, suya atlayanlarımız da yok déğil. Yok, yok! Kayığımıza soñradan girenlerden söz édiyoruz. Akıntıda çırpınıyorlardı, ellerinden […]

    Ağu 27th, 2011 | Filed under Köşe Yazıları
Posts Tagged ‘dil devrimi’