<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçesi Varken &#187; borgu</title>
	<atom:link href="http://turkcesivarken.com/damga/borgu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://turkcesivarken.com</link>
	<description>Başka sese benzemez ananın sesi, ararsan vardır her sözün Türkçesi.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 22:14:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Borgudan Trompete Boru</title>
		<link>http://turkcesivarken.com/borgudan-trompete-boru/</link>
		<comments>http://turkcesivarken.com/borgudan-trompete-boru/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 04:17:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Süreyya ÜLKER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[borgu]]></category>
		<category><![CDATA[boru]]></category>
		<category><![CDATA[trompet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkcesivarken.com/?p=1271</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe sözlükte boru sözü “1) Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz gibi akışkanları iletmeye yarayan çeşitli uzunluk ve çapta olabilen boş silindir. 2) Perdesiz, pes ses veren, basit üflemeli çalgı” biçiminde tanımlanmıştır (13). Boru sözü eski Türkçede borga (24), borgu (24), borguy (6) biçimlerinde, sözcüğün bugünkü ikinci anlamını karşılamak üzere geçmektedir. Bir de Divan’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 		A:link { color: #0000ff } --><span style="font-size: x-small;">Türkçe sözlükte boru sözü “1) Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz gibi akışkanları iletmeye yarayan çeşitli uzunluk ve çapta olabilen boş silindir. 2) Perdesiz, pes ses veren, basit üflemeli çalgı” biçiminde tanımlanmıştır (13).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Boru sözü eski Türkçede </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borga </strong></span><span style="font-size: x-small;">(24), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borgu</strong></span><span style="font-size: x-small;"> (24), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borguy </strong></span><span style="font-size: x-small;">(6) biçimlerinde, sözcüğün bugünkü ikinci anlamını karşılamak üzere geçmektedir. Bir de Divan’ın III. dürümünün 220. sayfasında Atalay’ca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borı </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde okunup “ok ucuna geçirilen temren oyuğu halkası; hokka ve taş gibi şeylerin yarılmaması için  ağızlarına geçirilen halka” anlamına gelen bir söz daha vardır. İlk bakışta sözcüğün bugünkü birinci anlamının buradan kaynaklandığı izlenimi uyanmaktadır. Nitekim bu Ögel’in de gözüne çarpmış, “11.yüzyılda Kaşgarlı Mahmud, hem </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borı </strong></span><span style="font-size: x-small;">ve hem de </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borguy </strong></span><span style="font-size: x-small;">deyimlerinden söz açıyordu. Bundan dolayı bu iki sözü birbirine karıştırmamak gereklidir” demiştir (18); ancak bu sözün Clauson’ca, yanına soru imi konarak, </span><span style="font-size: x-small;"><strong>büri </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde okunması (5) bu görüşün doğruluğuna gölge düşürmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Eren ile Tietze boru sözünün mırındışı (müzikdışı) anlamının mırınsal anlamından  bozma olduğunu düşünmüş, Divan’da temren bileziği anlamında geçen borı ya da büri sözlerine değinmemişlerdir (8, 27).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Tietze, boru sözünü Türkçe dışında bir köke bağlamamaktadır (27). Doerfer, </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burguy </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünü Farsçaya giren Türkçe bir alıntı olarak değerlendirmektedir (7). Clauson ile Eren ise sözcüğün Türkçede </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bırgı, pırgı, burgu </strong></span><span style="font-size: x-small;">gibi biribirinden değişik biçimlerinin bulunması dolayısıyla alıntı olabileceğini belirtmektedirler (5, 8). Eyuboğlu, sözcüğün mırındışı anlamının yol anlamına gelen Rumca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>poros </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünden bozma olduğu kanısındadır (10). Çalgıbilimci Gazimihal boru sözüyle </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bur- </strong></span><span style="font-size: x-small;">eylem kökü arasındaki bağıntının açık olduğunu belirtmektedir (11).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Bir çalgı adı olarak borunun en bilinen Osmanlıca karşılığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>nefir </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözüdür. Osmanlıcaya Farsçadan geçen (13, 20) bu sözün kimi kaynaklarda </span><span style="font-size: x-small;"><strong>buk-ül nefir </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde geçmesi (5), birey, er anlamına gelen Arapça nefer’den bozma olabileceğini düşündürmektedir. Nitekim Osmanlıcaya da girmiş, bireyler topluluğu, kalabalık anlamlarına gelen ikinci bir nefir sözcüğü vardır ki, Arapçadır (20). Ögel’e göre buk-ül nefir (O buk-al nafir diyor) savaş borusu anlamına gelmektedir (18). TDK’nin Türkçe sözlüğünde, belki de bu nedenle, nefirin kökeni Farsça değil, Arapça olarak gösterilmiştir (1).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Nefirin Osmanlıca eşanlamlıları dilimize yine Farsçadan giren </span><span style="font-size: x-small;"><strong>nay-ı türkî </strong></span><span style="font-size: x-small;">(20) ile Arapçadan giren </span><span style="font-size: x-small;"><strong>buk</strong></span><span style="font-size: x-small;">tur (20, 27). Bu çalgının Farsçada türk düdüğü anlamına gelen bir sözle anılması, bu çalgıyı Ortadoğu’ya Türklerin getirdiğini düşündürmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Osmanlıcaya Arapçadan giren buk sözünün kökeniyse Latince </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bucina</strong></span><span style="font-size: x-small;">ya dayanmaktadır. Yine boru anlamına gelen Latince bucina sözüyse sığır anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bos </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünün türevidir. Eski çağlarda borunun sığır boynuzundan yapılmasından ya da sesinin sığır sesini andırmasından kaynaklanan bir adlandırma olsa gerektir. Arapça buk sözü Türkçede </span><span style="font-size: x-small;"><strong>buğ </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde yumuşamıştır (18).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Latince bucina Arapçanın yanı sıra İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>búccina </strong></span><span style="font-size: x-small;">üzerinden de dilimize </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bukçina </strong></span><span style="font-size: x-small;">(11), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bukina </strong></span><span style="font-size: x-small;"> (27) biçimlerinde girmiştir. Arapçada boruya buk’un yanı sıra </span><span style="font-size: x-small;"><strong>buka </strong></span><span style="font-size: x-small;">da denmektedir (20). Kaşgarlı Mahmut ise Türkçe borguy’u Arapça </span><span style="font-size: x-small;"><strong>şebbûr</strong></span><span style="font-size: x-small;">’un karşılığı olarak göstermiştir (5).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Eski çağlarda boruların daha çok boynuzdan yapılması kimi dillerde boynuz anlamına gelen sözlerle anılmasına yol açmıştır. Almanca ile İngilizce </span><span style="font-size: x-small;"><strong>horn</strong></span><span style="font-size: x-small;">, Çerkezce </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bjemıy </strong></span><span style="font-size: x-small;">(22), İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>corno </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözleri buna örnektir. Horn ile corno sözleri Latincede boynuz anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>cornu</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozmadır. Çerkezce bjemıy sözüyse o dilde boynuz anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bje </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünün türevidir (22).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Borunun Almancada daha yaygın olarak kullanılan bir karşılığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Trompete</strong></span><span style="font-size: x-small;">dir. Bu, eski Almanca ile Vikingçede bu anlamda geçen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trumba, trumpa </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözlerinin türevidir (3, 31). Bu söz İngilizcede </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trumpet </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31), Fransızcada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trompette </strong></span><span style="font-size: x-small;">(21), İtalyancada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tromba </strong></span><span style="font-size: x-small;">(11) biçimlerinde kullanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Latincede boruya buc(c)ina’nın yanı sıra </span><span style="font-size: x-small;"><strong>clario </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31) ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tuba </strong></span><span style="font-size: x-small;">(4) da denmektedir. Tuba sözü, boru sözünün mırındışı anlamının karşılığı olan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tubus</strong></span><span style="font-size: x-small;">un türevidir. Clario sözüyse İtalyancaya </span><span style="font-size: x-small;"><strong>clarino </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31), İngilizceye </span><span style="font-size: x-small;"><strong>clarion </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31) biçiminde geçmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Bir çalgı adı olarak borunun Yunancası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>salpinx</strong></span><span style="font-size: x-small;">tir. Gerek Yunanca salpinx, gerek Latince tuba sözleri dilgibilim (anatomi) diline boru biçimindeki kimi örgenlerin adı olarak girmişlerdir. Bunlar, Türkçe karşılıkları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kulak borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>yumurta arkı </strong></span><span style="font-size: x-small;">olan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tuba auditiva [Eustachii] </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tuba uterina [Fallopii]</strong></span><span style="font-size: x-small;">dir (30). Eşanlamlıları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>salpinx auditiva </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>salpinx uterina</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır. Tuba uterina’nın Türkçesi olan yumurta arkı, adı geçen borunun başka bir adı olan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ovidukt</strong></span><span style="font-size: x-small;">un çevirisidir. Tuba auditiva yaygın olarak </span><span style="font-size: x-small;"><strong>östaki borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">olarak da bilinir. Tuba uterina’nın eksiksiz çevirisi </span><span style="font-size: x-small;"><strong>dölyatağı borusu</strong></span><span style="font-size: x-small;"> olup, yumurta arkının eşanlamlısı olan bir Türkçe dilgibilim terimidir. Salpinx sözü tek başına kullanıldığında yumurta arkını tanımlar.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Borunun eski Türkçe biçimleri olan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borga </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borgu </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözleri dirgerlik diline İşçil-Elöve’ce salpinx anlamında sokulmuştur (12). Bunlardan borga sözü bizce yumurta arkı anlamındaki salpinx’in karşılığı olarak benimsenmiş, yumurta arkı yangısını tanımlayan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>salpingitis</strong></span><span style="font-size: x-small;">e </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borgaca </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmiştir (30). Tuba ile salpinx’in  dilgibilim (anatomi) dilindeki anlamlarının Osmanlıcası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>nefir</strong></span><span style="font-size: x-small;">dir (14, 20, 29, 33).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yine boru anlamına gelen Latince buccina sözü </span><span style="font-size: x-small;"><strong>musculus buccinator </strong></span><span style="font-size: x-small;">adı verilen bir kasın adında  geçmektedir. Ağza üfleme devinimi yaptıran bu kasın dilimizdeki karşılığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>üfürten kas</strong></span><span style="font-size: x-small;">tır(30, 34). Buc(c)ina sözü de sözlüğümüzde buccinator niteminin kökü olan dirgerlikdışı bir terim olarak yer almış, karşılığı boru olarak verilmiş, borga, borgu sözleri de bunun eşanlamlıları olarak sunulmuştur. </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Üfürten, üfürtücü </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelen buccinator niteminin dirgerlikdışı anlamı da </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borucu </strong></span><span style="font-size: x-small;">olarak sunulmuştur (30).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Batıdan gelen maden borular Osmanlı döneminde tuğ (mehter) takımına girmiş, geleneksel boruların yanında kullanılmaya başlamıştır (18). Bununla, geleneksel boruların madenden yapılmadıklarını söylemek istemiyoruz. Madenden yapılmış borular doğuda da eskiden beri kullanılmıştır. Dede Korkut kitabında bunlardan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>“burması altun tuç borılar” </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde söz edilmektedir (18). Selçukluların sarı bakırdan (pirinç) yapılmış borular kullandıklarını, bunlara </span><span style="font-size: x-small;"><strong>boru-i pirang </strong></span><span style="font-size: x-small;">dendiğini de biliyoruz (18). Dahası  Altaylardaki Teleüt Türklerinin bile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>yees komurgay </strong></span><span style="font-size: x-small;">adı verilen bakır kavallarının bulunması  madenden yapılmış üflemeli çalgıların Türk geleneğinde bulunduğunu göstermektedir (18).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Evliya Çelebi batıdan gelen, madenden yapılmış boruları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>turumpata borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">olarak adlandırarak “Alaman’da, Pırak kalesinde peyda olup, alaylarında çalarlar” demiştir (9, 18). Bu anlatımdan, bu borunun Bohem Hanlığı’nın başkenti olan Prag’da, bir ordu bandosunun çalgısı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır (18). Bu boru başka kaynaklarda </span><span style="font-size: x-small;"><strong>durumpata borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">(18), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tulumpata </strong></span><span style="font-size: x-small;">(25) biçimlerinde de geçmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere Almanca kökenli trompet sözü İngilizce, Fransızca, İtalyanca gibi çeşitli batı dillerinde çeşitli biçimlerde yazılıp okunarak boru sözünün çalgıbilimsel anlamını genel olarak karşılamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Tanzimat döneminde yukarıda tanımladığımız yalınç batı borusuna boru denmiş, trompet sözü biçimle anlam kaymasına uğrayarak trampet biçiminde, boru eşliğinde çalınan kucak davulunun adı olmuş, trompetin dilimize uyarlanmış eski söylenişleri unutulmuştur (11). Nizam-ı Cedit ordusunun trompetçilerine </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borazan </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmiştir (11). Bu söz Türkçe boru sözünün sonuna Farsça –zen eki getirilerek oluşturulmuştur. Zamanla borazan sözü de anlam kaymasına uğrayarak çağcıl yalınç boru anlamında boru sözünün eşanlamlısı olarak kullanılmaya başlamıştır. Dolayısıyla bir çalgıbilim terimi olarak boru sözü geniş anlamda kapaçsız (perdesiz) üflemeli çalgıların genel adını, dar anlamdaysa bu tür çalgıların yalınç bir örneği olan, batı kaynaklı bir bakır üflemeli çalgı olan borazanı tanımlamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Borular </span><span style="font-size: x-small;"><strong>düz </strong></span><span style="font-size: x-small;">ya da </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmalı </strong></span><span style="font-size: x-small;">olabilmektedir. Düz borulara </span><span style="font-size: x-small;"><strong>fanfar </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmektedir. Bu söz Fransızca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>fanfare</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozmadır. Bu Fransızca söz </span><span style="font-size: x-small;"><strong>boru ezgisi </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelen yansıma bir sözdür (31). Bir çalgı adı olarak doğal Türkçe karşılığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>düz boru</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Başlıca boru çeşitleri </span><span style="font-size: x-small;"><strong>corno di caccia, işaret borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kerrenay</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır. Corno di caccia avcıların kullandıkları bir boru çeşididir. Corno di caccia İtalyancada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>av borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelmektedir (31). Bu boruya Almancada yine av borusu anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Jagthorn</strong></span><span style="font-size: x-small;">un yanı sıra </span><span style="font-size: x-small;"><strong>orman borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Waldhorn </strong></span><span style="font-size: x-small;">da denmektedir (23). İngilizcedeyse </span><span style="font-size: x-small;"><strong>doğal boru </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>natural horn </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmektedir (31).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">İşaret borusu işaret amaçlı sesler çıkarmaya yarayan yalınç bir boru çeşidi olup adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>im borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilmesi gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Kerrenay kalın sesli uzun borulara verilen addır. Tuğ (Mehter) takımlarında kullanılan bu borunun kaynağının Tibet olduğu sanılmaktadır (18). Kerrenay sözü Farsça olup, bu çalgı İstanbul’a İran’dan gelmiştir (18). Kırgızcaya </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kereney </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde Türkçeleşerek girmiştir (18, 19). Radloff özgün Farsça biçiminin </span><span style="font-size: x-small;"><strong>gurrenay </strong></span><span style="font-size: x-small;">olduğu kanısındadır (18). Kimi Farsça sözlüklerdeyse adı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kurenay </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde geçmektedir. Görüldüğü üzere sözcüğün Farsça doğru biçimi konusunda görüş birliği yoktur (18). Doğal Türkçe karşlığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>uzun boru</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yalınç bir çalgı olan boru sarı bakırdan (pirinç) yapılmış birçok kapaçlı (perdeli) ya da tokaçlı (pistonlu) üflemeli çalgının anasıdır. Bu çalgılar, sarı bakırdan yapılmış borularla birlikte bir öbek oluştururlar. Bunlara Almancada teneke  üflemeli çalgı anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Blechblasinstrument</strong></span><span style="font-size: x-small;"> (23), Fransızcada bakır anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>cuivre </strong></span><span style="font-size: x-small;">(11, 21), İngilizcede sarı bakır (pirinç) üflemeli çalgı anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>brass wind instrument </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31) denir. Ülkemizde bunlar yaygın olarak </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bakır üflemeli çalgı </strong></span><span style="font-size: x-small;">adıyla anılmaktadır. Gazimihal ise bunları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>teneke saz </strong></span><span style="font-size: x-small;">olarak adlandırmayı yeğlemektedir (11, 23). Farsça saz yerine Türkçe çalgıyı, teneke yerine de bakırı yeğliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Teneke yerine bakırı yeğlememizin nedenlerinden biri teneke sözünün dilimizde yaptığı olumsuz çağrışım, ikincisiyse kökeni konusundaki kuşkumuz. Kökleşik sözlüklerimizin Türkçe dışında bir kökene bağlamadığı teneke sözü (1, 13, 20) Räsänen’e göre Farsça </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tunak</strong></span><span style="font-size: x-small;">tan (19), Eyuboğlu’na göre Rumca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tenekos</strong></span><span style="font-size: x-small;">tan (10) bozmadır. İngilizcede kalay anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tin </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözüyle de ilginç bir ses, anlam yakınlığı vardır; çünkü teneke kalaylı sac demektir. Kökleşik sözlüklerimizin yine Türkçe dışında bir kökene bağlamadığı bakır sözüyse Räsänen’e göre Farsçadan bozmadır (19). Tietze, Räsänen’i kaynak göstererek İran kökenli olduğunu belirtmiştir (27). Eyuboğlu Türkçe bak- köküne bağlayamadığını, dolayısıyla kökenini bilemediğini belirtmiştir (10). Bakraç sözünü ele alan Eren, adı geçen sözün yapısında bulunan bakır sözünün kökenine değinmemiştir (8).  Clauson Türkçe dışında bir kökene bağlamamıştır (5). Räsänen’in görüşünü sakıntıyla karşılıyor, bakır sözünün, dilimizdeki yeri doldurulamayacak bir varlığımız olduğunu düşünüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yukarıda düz boru anlamına geldiğini belirttiğmiz fanfar sözü bakır üflemeli çalgılardan oluşan takım anlamına da gelmektedir. Bu anlamda </span><span style="font-size: x-small;"><strong>fanfar mızıkası </strong></span><span style="font-size: x-small;">da denmektedir (11). Bu kavramın Almancası teneke mırını (müziği) takımı anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Blechmusik-kapelle </strong></span><span style="font-size: x-small;">(23), Fransızcası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>fanfare</strong></span><span style="font-size: x-small;">, İngilizcesi sarı bakır (pirinç) çalgı takımı anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>brass band</strong></span><span style="font-size: x-small;">, İtalyancası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>fanfara</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır (11). Bu kavramın kısaca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>sarıçalgı </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilip </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bakır üflemeli çalgı takımı, bakır üflemeliler takımı </strong></span><span style="font-size: x-small;">terimlerinin de eşanlamlı seçenekler olarak sunulabileceği kanısındayız. Çalgı sözünün mırın (müzik) takımı (28), mırın topluluğu (1), çalgı takımı (28) anlamlarına da geldiği kökleşik sözlüklerimizde belirtilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Boru dışında kalan bakır üflemeli çalgıların başlıcaları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>büğlü, Flügelhorn, fransız kornosu, kornet, ofikleid, sakshorn, saksofon, saksotromba, trombon,  trompet, tuba</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Büğlü</strong></span><span style="font-size: x-small;"> sözü Fransızca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bugle</strong></span><span style="font-size: x-small;">den bozmadır (1). Fransızca bugle de Latincede küçük sığır anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>buculus</strong></span><span style="font-size: x-small;">tan bozmadır. Onun da kökü sığır anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bos </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözüdür. Dolayısıyla bu söz boru anlamına gelen Latince bucina sözüyle kökteştir. Fransızca bugle sözü özleyin borunun en yalınç örneği olan işaret borusu anlamına gelir (31). Sonradan, kapaçlı (perdeli) ya da tokaçlı (pistonlu) bakır üflemeli çalgıların küçük bir örneğinin adı olmuştur (1, 13, 31). Geniş anlamdaysa Flügelhorn’dan tuba’ya dek değişen bütün kapaçlı ya da tokaçlı bakır üflemeli çalgıların genel adıdır. Gazimihal, eski bandocuların </span><span style="font-size: x-small;"><strong> </strong></span><span style="font-size: x-small;"> bu sözü </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bükülü </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde Türkçeleştirdiklerini belirtmektedir (11).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Flügelhorn</strong></span><span style="font-size: x-small;">, </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kanat borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelen Almanca bir çalgı adıdır. Adını, sürek avında kanatlardan saldırı yapacak avcılara komut vermek amacıyla kullanılmış olmasından dolayı almıştır (31). İç çapı kornetinkinden küçük olan, kapaçlı (perdeli) bir bakır üflemeli çalgıdır (31).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Fransız kornosu </strong></span><span style="font-size: x-small;">av borusundan türetilmiş, burmaları teker biçiminde olan, kapaçlı (perdeli) bir bakır üflemeli çalgıdır (31). Geniş anlamda boruyu tanımlayan, İtalyancadan bozma </span><span style="font-size: x-small;"><strong>korno </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözü dar anlamda bu çalgının adının eşanlamlısıdır (31). Bu çalgının adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tekerboru </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Kornet</strong></span><span style="font-size: x-small;">, trompete benzeyen, ancak daha boğuk bir ses çıkaran, kapaçlı (perdeli) bir bakır üflemeli çalgıdır (31). Adı, İtalyancada  boru anlamına gelen corno sözünün sonuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>–et </strong></span><span style="font-size: x-small;">küçültme soneki getirilerek oluşturulmuştur. Eski Türkçede boru anlamına gelen borga sözünün sonuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>–t </strong></span><span style="font-size: x-small;">soneki getirilerek, adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borgat </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız. Yineldoğuş (Rönesans) döneminde bu söz ağaçtan yapılmış bir borunun adıydı (31). Bu boru kilise söylenklerine (koro) eşlik ederdi. Borgat sözü, terimin bu anlamını da karşılayabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Ofikleid açgıçlı bükülüler </strong></span><span style="font-size: x-small;">(anahtarlı büğlüler) sınıfından bir bakır üflemeli çalgıdır (31). Adı, Fransızca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ophicléide</strong></span><span style="font-size: x-small;">den bozmadır (31). Bu da Yunancada yılan anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ophis </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile açgıç (anahtar) anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kleis </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözcüklerinden oluşur. Yılan gibi burmalı oluşundan dolayı böyle adlandırılmıştır. İngilizcede </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ophicleide </strong></span><span style="font-size: x-small;">(31), İtalyancada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>officleide </strong></span><span style="font-size: x-small;">ya da </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ofleide</strong></span><span style="font-size: x-small;"> (11), İspanyolcada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ofigle </strong></span><span style="font-size: x-small;">ya da </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ofiglo </strong></span><span style="font-size: x-small;">(11) adıyla anılır. Almancada </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Ophikleid</strong></span><span style="font-size: x-small;">in yanı sıra </span><span style="font-size: x-small;"><strong>yılan borusu </strong></span><span style="font-size: x-small;">anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Schlangenhorn </strong></span><span style="font-size: x-small;">(11, 23) adıyla da anılır. Yılan borusu sözünün uygun bir Türkçe karşılık olduğu kanısındayız. Bu arada ağaç üflemeli çalgıların titrem (perde) deliklerini açıp kapatan, bakır üflemelilerinse kapaçlarını (perde) ya da tokaçlarını (piston) indirip kaldıran küçük kaldıraçlara </span><span style="font-size: x-small;"><strong>açgıç </strong></span><span style="font-size: x-small;">(anahtar) ya da </span><span style="font-size: x-small;"><strong>parmak açgıcı </strong></span><span style="font-size: x-small;">(finger key) dendiğini, üzerinde 6 açgıcı bulunan bükülülere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>açgıçlı bükülü </strong></span><span style="font-size: x-small;">(key bugle) dendiğini, yılan borusunun yanı sıra yukarıda söz ettiğimiz tekerboruyla aşağıda ele alacağımız trompetin birer açgıçlı bükülü olduklarını belirtmekte yarar görüyoruz (31).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Sakshorn </strong></span><span style="font-size: x-small;">Belçikalı çalgıbilimci Antoine Joseph (Adolphe) Sax’ça geliştirilen bir bakır üflemeli çalgı çoluğudur (familya) (31). İngilizce özgün adı saxhorn olup Sax borusu anlamına gelir. Eski Türkçede boru anlamına gelen borgu sözünden yararlanılarak adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmaborgu </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız. Sax’ın öz adı Antoine Joseph olmakla birlikte Adolphe adıyla tanınmıştır (31).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Sax’ın geliştirdiği başka bir ünlü çalgı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saksofon</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur. Bir bakır üflemeli çalgı olmakla birlikte ağzına klarnet gibi sipsi takılır. Açgıçlarla (Anahtar) donanmıştır. Bir orkestra çalgısıdır (31).</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Saksofon sözü dilimize Fransızcadan geçmiştir (13). Fransızca özgün biçimi </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saxophone</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur (1). İngilizceye de Fransızcadan geçmiştir (31). Almancası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Saxophon</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur. Sözcüğün Türkçe yazımı TDK ile  Dil Derneği arasında anlaşmazlık konusudur. Dil Derneği saksofon biçiminde yazarken (13), TDK </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saksafon </strong></span><span style="font-size: x-small;">yazımını yeğlemektedir (1). Redhouse’da yer almamaktadır (20). Okyanus Türkçe sözlükte de saksofon biçiminde geçmektedir (28). Sax ile Fransızcada ses anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>phone </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözcüklerinden oluşur. Fransızca phone’un kökeni de Yunanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong> phonos</strong></span><span style="font-size: x-small;">a dayanır. Çalgının boru gibi burmalı olmasına karşılık zurna çoluğundan (familya) çalgıların kimi özelliklerini de taşıdığı göz önüne alınarak adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmadüdük </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Adolphe Sax’ın geliştirdiği başka bir çalgı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saksotromba</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır. Burmaborguyla burmadüdük gibi tutunmamıştır. </span><span style="font-size: x-small;"><strong> </strong></span><span style="font-size: x-small;">1845’te burmaborguyla birlikte geliştirilmiş, 1867’de kullanımdan kalkmıştır (17). İtalyancadan bozma olup özgün adı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saxotromba</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır. Sax ile boru anlamına gelen tromba sözcüklerinden oluşur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi İtalyanca tromba sözü eski Almanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trumba</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozmadır. Adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmaborga </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Başka bir bakır üflemeli çalgı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trombon</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur. Adı İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trombone</strong></span><span style="font-size: x-small;">den bozmadır (31). Boru anlamına gelen, Almancadan bozma İtalyanca tromba sözünün sonuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>–one </strong></span><span style="font-size: x-small;">soneki getirilerek oluşturulmuş bir terimdir. İngilizce ile Fransızcada da trombone diye adlandırılır. Almancadaysa boru anlamına gelen Latince bucina sözünden bozma </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Posaune </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözüyle adlandırılır (31). Eski Türkçede boru anlamına gelen borgu sözünün sonuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>–n </strong></span><span style="font-size: x-small;">soneki getirilerek </span><span style="font-size: x-small;"><strong>borgun </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yukarıda boru kavramının hem Osmanlıcası nefir olan geniş anlamının, hem de Osmanlıcası borazan olan dar anlamının batıdan gelen karşılığı olduğunu gördüğümüz </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trompet </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözü ayrıca kapaçlı (perdeli) bir bakır üflemeli çalgının da adıdır (31). Trompet sözü sözlüklerimize bu anlamıyla girmiştir (13). Sözcüğün bu anlamı dilimize Fransızcadan girmiştir. Sözcüğün Almanca, Fransızca, İngilizce biçimlerini yukarıda vermiş olduğumuzdan burada yinelemeyeceğiz; ancak boru anlamındaki trompetin İtalyancası trombayken, bu çalgınınki </span><span style="font-size: x-small;"><strong>trombetta</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır (11). Bu çalgının adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmaboru </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız. Böylelikle borga, borgu, boru sözlerinin burma sözüne eklenmesiyle 3 ayrı terim elde etmiş olduk. Bu terimin, düz olmayan boruların genel adı olan burmalı boruyla karışmayacağını sanıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yukarıda Latincede boru anlamına geldiğini gördüğümüz </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tuba </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözü İtalyancada en büyük bakır üflemeli çalgının adıdır. Bu söz bu yazımıyla bütün çağdaş batı dilleriyle bizim sözlüklerimize de bu anlamıyla girmiştir. Bu çalgının adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kocaboru </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Kalın sesli kocaboruya </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bas tuba </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmektedir. Doğal karşılığı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>kalın kocaboru</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur. Özleyin kaba zurna anlamına gelen Fransızca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bombardon </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözü kalın kocaboru anlamında da kullanılmaktadır (31). Bu söz İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bombardone</strong></span><span style="font-size: x-small;">den bozmadır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Tatlı sesli bir kocaboru çeşidine </span><span style="font-size: x-small;"><strong>euphonium </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmektedir (31). Adı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>tatlıses </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilebilir.</span><span style="font-size: x-small;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Kalın kocaborunun daha çok çerisel çalgı takımlarında kullanılan bir çeşidi </span><span style="font-size: x-small;"><strong>helikon </strong></span><span style="font-size: x-small;">adını taşır. Fransızca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>hélicon</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozmadır (31). Sarmal yay anlamına gelen Yunanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>helix </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünün sonuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>–on </strong></span><span style="font-size: x-small;">soneki getirilerek oluşturulmuş bir terimdir. </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Sarmalboru </strong></span><span style="font-size: x-small;"> biçiminde özleştirilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Burmaborgu (Sakshorn) çoluğunun kocaborusuna </span><span style="font-size: x-small;"><strong>sakstuba </strong></span><span style="font-size: x-small;">denmektedir. İngilizce özgün biçimi </span><span style="font-size: x-small;"><strong>saxtuba</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır (31). Bu çalgıya </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bas sakshorn </strong></span><span style="font-size: x-small;">da denir. Bunun İngilizce özgünü </span><span style="font-size: x-small;"><strong>bass saxhorn</strong></span><span style="font-size: x-small;">dur (31). Bu çalgının adları </span><span style="font-size: x-small;"><strong>burmakocaboru, kalın burmaborgu </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçimlerinde özleştirilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yazımıza son vermeden önce kaval, boru ya da zurna çoluğuna girmeyen üflemeli çalgılar olan </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ağız mızıkası </strong></span><span style="font-size: x-small;">ile </span><span style="font-size: x-small;"><strong>melodika</strong></span><span style="font-size: x-small;">ya da kısaca değinmek istiyoruz. Ağız mızıkasına </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ağız armonikası </strong></span><span style="font-size: x-small;">da denmektedir. Mızıka sözü İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>musica</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozma olup dilimize Tanzimat döneminde çalgı, çalgı takımı anlamlarında girmiştir (11). Armonika sözü de İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>armonica</strong></span><span style="font-size: x-small;">dan bozma olup çeşitli körüklü çalgıların adlandırılmasında kullanılan bir terimdir. Özleyin ud anlamına gelen eski Türkçe kopuz sözü Karaçay’dan Altay’a dek uzanan çok geniş bir alanda çeşitli Türk  topluluklarınca çeşitli körüklü çalgıların adlandırılmasında kullanılmaktadır (18, 26). Bunun ayrıntısına burada girmek istemiyoruz; çünkü bu, dizilemli (klavyeli) çalgıların ele alınacağı başka bir çalışmanın konusudur. Buna dayanarak ağız mızıkasının adının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ağız kopuzu </strong></span><span style="font-size: x-small;">biçiminde özleştirilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Ağız kopuzunun Almancası </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Mundharmonika</strong></span><span style="font-size: x-small;">dır. Avusturya’da ağız piyanosu anlamına gelmek üzere </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Mundklavier </strong></span><span style="font-size: x-small;">de denir (2). Piyanonun Türkçesi sözlüğümüzde </span><span style="font-size: x-small;"><strong>usul </strong></span><span style="font-size: x-small;">olarak önerilmiştir (30). Latincede sevecen anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>pius </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözünün türevi olan İtalyanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>piano </strong></span><span style="font-size: x-small;">sözü mırında (müzik) bir çalgı adı olmasının yanı sıra bir ezginin alçak sesle çalınmasını buyuran bir komuttur. Türkçe usul sözü, sözcüğün bu anlamının dilimizdeki doğal karşılığıdır. Dolayısıyla ağız kopuzunun eşanlamlısının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>ağız usulu </strong></span><span style="font-size: x-small;">olabileceği kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Melodika </strong></span><span style="font-size: x-small;">Hohner’ce </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Melodica </strong></span><span style="font-size: x-small;">adıyla 1950 yılında üretilen dizilemli (klavyeli) bir üflemeli çalgının satınsal (ticarî) adıdır (16). Dolayısıyla başka kuruluşlar bu çalgıyı </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Melodion </strong></span><span style="font-size: x-small;">(Suzuki), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Melodia </strong></span><span style="font-size: x-small;">(Diana), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Pianica </strong></span><span style="font-size: x-small;">(Yamaha), </span><span style="font-size: x-small;"><strong>Clavietta </strong></span><span style="font-size: x-small;">gibi başka adlar altında üretmektedirler (32).Yine bu yüzden melodika sözü birçok sözlüğe girmemektedir (1, 20, 28, 31). Bu söze yer verdiğini gördüğümüz tek Türkçe sözlük Dil Derneği’nin sözlüğüdür (13). Wikipedia adlı İngilizce e-bilgilikte (e-ansiklopedi) de </span><span style="font-size: x-small;"><strong>melodica </strong></span><span style="font-size: x-small;">yazımıyla bir çalgı olarak yer almaktadır (32).  Melodica sözü İtalyanca olup Latincede ezgi anlamına gelen </span><span style="font-size: x-small;"><strong>melodia</strong></span><span style="font-size: x-small;">nın türevidir. Bu sözün de kökeni Yunanca </span><span style="font-size: x-small;"><strong>melôidia</strong></span><span style="font-size: x-small;">ya dayanır (31). Üflemeli piyano anlamına gelen İngilizce </span><span style="font-size: x-small;"><strong>wind piano </strong></span><span style="font-size: x-small;">terimi bu çalgının satınsal olmayan tek karşılığıdır (15). Bizim de çocukluğumuzda çalmış olduğumuz bu çalgının doğal Türkçe karşılığının </span><span style="font-size: x-small;"><strong>üflemeli usul </strong></span><span style="font-size: x-small;">olduğu kanısındayız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>KAYNAKÇA</strong></span></p>
<ol>
<li><span style="font-size: xx-small;">Ağakay 	MA. Türkçe sözlük. 10. bası. TDK. Ankara, 2005.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://cgi.ebay.at/Alte-VERMONA-Weltmeister-Mundharmonika-Harmonika_W0QQ"><span style="font-size: xx-small;">http://cgi.ebay.at/Alte-VERMONA-Weltmeister-Mundharmonika-Harmonika_W0QQ</span></a></span></span><span style="font-size: xx-small;">.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Brockhaus 	FA. Der Sprach Brockhaus. 9. Aufl. Wiesbaden, 1984.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Cassell’s 	Latin dictionary. Macmillan. USA, 1982.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Clauson 	G. An etymological dictionary of pre-thirteenth century Turkish. 	University Pres. Oxford, 1972.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Divanü 	lûgat-it Türk dizini. TDK. Ankara, 1972.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Doerfer 	G. Türkische und mongolische Elemente im neupersischen. Wiesbaden, 	1963-67.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Eren 	H. Türk dilinin etimolojik sözlüğü. Ankara, 1999.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Evliya 	Çelebi seyahatnamesi. 2. kitap. Çev. Danışman Z. Zuhuri Danışman 	Yayınevi. İstanbul, 1969.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Eyuboğlu 	İZ. Türk dilinin etimoloji sözlüğü. 2. bası. Sosyal Yayınlar. 	İstanbul, 1991.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Gazimihal 	MR. Musıki sözlüğü. MEB. İstanbul, 1961.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">İşçil 	Şİ, Elöve AU. Türkçe hekimlik terimleri üzerine bir deneme. 	TDK. Bursa, 1944-48.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Kutlu 	A, Yaşayan S, Ateş K, Dizman  İ, Kul E, Özel S, Çotuksöken Y, 	Küçükceylan N. Türkçe sözlük. 2. bası. Dil Derneği. Ankara, 	2005.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Lûgat-ı 	tıb. Cemiyet-i Tıbbiye-i  Osmaniye. İstanbul, 1900.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.melodicas.com/melodica_is_a_wind_instrument_cr.htm"><span style="font-size: xx-small;">http://www.melodicas.com/melodica_is_a_wind_instrument_cr.htm</span></a></span></span><span style="font-size: xx-small;">, 	16 Nov 2006.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.melodicas.com/melodicas.htm.%20Welcome%20to%20Melodicas.com"><span style="font-size: xx-small;">http://www.melodicas.com/melodicas.htm. 	Welcome to Melodicas.com</span></a></span></span><span style="font-size: xx-small;">, 	8 Jul 2007.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.8notets.com/f/29_155996.asp.Saxotromba"><span style="font-size: xx-small;">http://www.8notets.com/f/29_155996.asp.Saxotromba</span></a></span></span><span style="font-size: xx-small;">, 	26 Feb 2006.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Ögel 	B. Türk kültür tarihine giriş 8. Kültür Bak. Ankara, 1987.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Räsänen 	M. Versuch eines etymologischen Wörterbuchs der Türksprachen. 	Lexica Societatis Fenno-Ugricae. Helsinki, 1969.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Redhouse. 	Türkçe/Osmanlıca-İngilizce sözlük. 17. bası. Sev. İstanbul, 	1999.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Saraç 	T. Fransızca-Türkçe büyük sözlük. TDK. Ankara, 1976.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Sıj 	Erdoğan R. Çerkes müziği ve 	çalgıları.http://www.grupyorum.net/tavir/goruntu.php?makale_id=723&amp;Formtavir_Sorting=2.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Steuerwald 	K. Türkçe-Almanca sözlük. ABC. İstanbul, 1983.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Osmanlıcadan 	Türkçeye söz karşılıkları  tarama dergisi. TDTC. İstanbul, 	1934.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">XIII. 	yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle yazılmış kitaplardan 	toplanan tanıklarıyla tarama sözlüğü. TDK. Ankara, 1967-77.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Tavkul 	U. Karaçay-Malkar Türkçesi sözlüğü. TDK. Ankara, 2000.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Tietze 	A. Tarihi ve etimolojik Türkiye Türkçesi lugatı. Birinci cilt 	A-E. Österreichische Akademie der Wißenschaften. Simurg. İstanbul, 	2002.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Tuğlacı 	P. Okyanus 20. yüzyıl ansiklopedik  Türkçe sözlük. Pars. 1971.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Unat 	EK, İhsanoğlu E, Vural S. Osmanlıca tıp terimleri sözlüğü. 	TTK. Ankara, 2004.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Ülker 	tıp terimleri sözlüğü. Açıklamalı 3. bası. İstanbul, 2004.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Webster’s 	third new international dictionary of the English language 	unabridged. Könemann.  Cologne, 1993.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Melodica"><span style="font-size: xx-small;">http://en.wikipedia.org/wiki/Melodica</span></a></span></span><span style="font-size: xx-small;">, 	6 Jul 2007.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Zeren 	Z. Lâtince-Türkçe-Osmanlıca anatomi sözlüğü ve Türk anatomi 	terimleri. 2. bası. İÜTF. İstanbul, 1959.</span></li>
<li><span style="font-size: xx-small;">Zeren 	Z. (Kısa) sistematik insan anatomisi. İstanbul, 1971. </span></li>
</ol>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-size: x-small;">(Türk Dili Dergisi Ocak-Şubat 2008; 21(124): 32-37) </span></p>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 5399px; width: 1px; height: 1px;"><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-size: x-small;">(Türk Dili Dergisi Ocak-Şubat 2008; 21(124): 32-37) </span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkcesivarken.com/borgudan-trompete-boru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

