İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Blog

Dile né diye özen gösterirler?

Dil, bir toplumuñ yansımasıdır. Bir toplum ne deñli yozlaşıyor ve özünden sapıyorsa dili de o deñli yozlaşıp özünden yāzar. Bu yozlaşmaya ve özünden sapmaya karşı duranlar, konuştukları dile bu yüzden hâkim olmaya çalışır ve tümcelerine özen gösterir. Bu özünde, doğal bir karşı duruştur. Tüm karşı duruşlarda olduğu gibi, dilde béliren bu karşı duruşuñ da öncüleri…
Devamı

Yaygın Yanlışlar

Yaygın yanlış*, Dil Derneğinin Türkçe Sözlük’ünde şöyle tanımlanmış: “genelleştiği için yanlışlığı, önemsenmeksizin kullanılagelen sözcük, deyim ya da terim”. (Başka sözlüklerdeyse buna benzer tanımlar, var.). Bu yazıda dilimizin “yad” öğelerindeki yaygın yanlışları, bir kıyıya bırakıp öz Türkçede yapılan kimi yaygın yanlışları, ele alacağım. Bunlar, alabildiğine çok olduğundan; yalnızca en yaygın yanlışlardan örnekler üstünde duracağım. Hele başlayayım:…
Devamı

Türk Dil Devrimi-4

Devamlı üzerinde kafa yorulan terimler meselesi gerçekten de en çözülesi sorunlardandı. Zira, teknik terimler Türkçe’ye olabildiğince uzaktı. Bu ıstılahların, Türk çocuklarının rahatça öğrenebileceği kadar yalın olması gerekiyordu. ‘Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi kaidesi ile irtifaının hasıl-ı darbının nısfına müsavidir’ sözü bırakılıp ‘bir üçgenin alanı tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir’ sözüne geçilmesi elbette bilim alanında öğrenciler…
Devamı

Özleştirme Yabancılaştırıyor mu?

Biz Türkistanlı Türkler bugün Anadolu Türklerinin yazdıklarını okuyamaz hale geldik. Halbuki 60 senelerinde bile Türk şairlerini tercümesiz okuyabiliyorduk. Muhammed Salih *** Güneş parlıyordu, biz sıcaklığını duyamıyorduk. Yél esiyordu, biz saçlarımızı dalgalandıramıyorduk. Kar yağıyordu, biz kartopu yuvarlayamıyorduk. Yağmur çiseliyordu, biz altında ıslanamıyorduk. Yağılarımız özgürdü, biz tutsaktık. Birgün tutsakeviniñ öreklerini yıktık da kaçtık. Güneş ışığını duyuyorduk, ne…
Devamı

Varoluşun Dayanılmaz Ağırlığı

Yitiğim, yitiksin, yitik; yitiğiz, yitiksiniz, yitikler. Bu önad çekimi, nereden çıktı? Oysa besleyegeldiğim, yitiklik duygusu değil midir? Kendi yaşamında yitip gitmişlik. Hepsi, bu mu? Hani kötümserlikten geçip iyimserliğe uğrak vererek gerçekçilikte varım kılmıştım!? (Gene de, yitiklik duygusuna kapıladuruyorsam; bunu, kötümserliğe yormamalı. Bu, gerçeğin büsbütün kendisi de ondan… Demek – şimdi bile – gerçekçiyim.). Kişi, “varoluşun…
Devamı

Türk Dil Devrimi-3

Dil kargaşası almış başını gitmişti. Yazarlar dergiyi açıp kendince bir karşılık yazıyor ve kimsenin kimseyi anlamadığı bir keşmekeş meydana geliyordu. Sözgelimi Memduh Necdet, 1933 senseinde yayımladığı ‘Gazi Yolu- Dilimizi Nasıl Onarmalıyız?’ adlı kitabının önsözünde (o zamanki dille ‘öngen’inde) şu cümlelere yer veriyordu: “Bu kitabı önce hiç bir yad söz kullanmadan yazmıştım. Bu kendilikte (hususta) yoksulluğum…
Devamı

Uydurmacılık Suçlaması

Güzel dil Türkçe bize. Başka dil gece bize Ziya Gökalp   Uydurmacılık, öz-Türkçecilerin en çok karşılaştıkları suçlamadır. Bundan ötürü, bu yazı, bir “savunum” özeti sayılır. Demek burada bilimdışı uydurmacılık suçlamasını, kimi bilimsel kanıtlarla çürütmeye çalışacağım. İşe koyulayım: Bilindiği üzere Türk Dil Devrimi sırasında, sonrasında özleştirme çalışmaları, yapılırken; şu yöntemlere başvurulmuş; şimdi bile başvuruluyor, başvurulmalı: 1.…
Devamı

Yazıncının Umudu

Uyanırsınız. Karabasanları mı, arda koymuşsunuzdur; yoksa, tatlı düşleri mi?.. Uyanır uyanmaz yitik yıllarınızı, düşünmeye başlarsınız. Ne denli savrulgan, savurgan olduğunuzu da… Öyle ki, geçmiş nice yıldan geriye – kala kala – anılar, kalmaktadır. Onlarsa, belleğe kapatılmıştır. Bir düşünürün kişi yaşamını, “uyanış, bekleyiş ile tükeniş” biçiminde özetleyiverdiğini, anımsarsınız. Bu yargı, doğru mudur ola? Kötümserleşeyazdığınızı, ayrımsayınca; silkinip…
Devamı

Öz Türkçe Ay Adları

Kuşkusuz, Dil Devrimi sırasında ay adlarına da el atılmış; demek, onların dahi özleştirilmesi, düşünülmüştür. Ancak, kamusal olarak yalnızca Arapça teşrinievvel yerine “ekim”, Ar. kânunuevvel yerine “aralık” ile Ar. kânunusani yerine “ocak” karşılıkları, önerilip tutundurulmuş. (Ar. teşrinisani yerineyse – öz Türkçe bir karşılık, bulunacağına – Şemsettin Sami’nin sözlüğünden alınmış gene Ar. kasım sözcüğü, dile yerleştirilmiş.). Bu…
Devamı

Dil, Yazın ile Yaşam

Sözlükler ile yazım kılavuzları dolusu sözcükler… Oysa yaşam, dilde içkin olduğu denli dili, “aşkın”dır: Kimi kez bir durumu, olayı ya da olguyu, hangi sözcükle dile getireceğinizi, bilemezsiniz. Burada kullanageldiğiniz dilin yetersizliği değil; yaşamın en kapsamlı sözlüğe dahi sığmaması, söz konusudur. Gene de, elimizde dilden uygun bir dışavurum/iletişim aracı, yoktur; bulunamaz da. Yazına gelince; o, dille…
Devamı