İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Blog

Varoluşun Dayanılmaz Ağırlığı

Yitiğim, yitiksin, yitik; yitiğiz, yitiksiniz, yitikler. Bu önad çekimi, nereden çıktı? Oysa besleyegeldiğim, yitiklik duygusu değil midir? Kendi yaşamında yitip gitmişlik. Hepsi, bu mu? Hani kötümserlikten geçip iyimserliğe uğrak vererek gerçekçilikte varım kılmıştım!? (Gene de, yitiklik duygusuna kapıladuruyorsam; bunu, kötümserliğe yormamalı. Bu, gerçeğin büsbütün kendisi de ondan… Demek – şimdi bile – gerçekçiyim.). Kişi, “varoluşun…
Devamı

Türk Dil Devrimi-3

Dil kargaşası almış başını gitmişti. Yazarlar dergiyi açıp kendince bir karşılık yazıyor ve kimsenin kimseyi anlamadığı bir keşmekeş meydana geliyordu. Sözgelimi Memduh Necdet, 1933 senseinde yayımladığı ‘Gazi Yolu- Dilimizi Nasıl Onarmalıyız?’ adlı kitabının önsözünde (o zamanki dille ‘öngen’inde) şu cümlelere yer veriyordu: “Bu kitabı önce hiç bir yad söz kullanmadan yazmıştım. Bu kendilikte (hususta) yoksulluğum…
Devamı

Uydurmacılık Suçlaması

Güzel dil Türkçe bize. Başka dil gece bize Ziya Gökalp   Uydurmacılık, öz-Türkçecilerin en çok karşılaştıkları suçlamadır. Bundan ötürü, bu yazı, bir “savunum” özeti sayılır. Demek burada bilimdışı uydurmacılık suçlamasını, kimi bilimsel kanıtlarla çürütmeye çalışacağım. İşe koyulayım: Bilindiği üzere Türk Dil Devrimi sırasında, sonrasında özleştirme çalışmaları, yapılırken; şu yöntemlere başvurulmuş; şimdi bile başvuruluyor, başvurulmalı: 1.…
Devamı

Yazıncının Umudu

Uyanırsınız. Karabasanları mı, arda koymuşsunuzdur; yoksa, tatlı düşleri mi?.. Uyanır uyanmaz yitik yıllarınızı, düşünmeye başlarsınız. Ne denli savrulgan, savurgan olduğunuzu da… Öyle ki, geçmiş nice yıldan geriye – kala kala – anılar, kalmaktadır. Onlarsa, belleğe kapatılmıştır. Bir düşünürün kişi yaşamını, “uyanış, bekleyiş ile tükeniş” biçiminde özetleyiverdiğini, anımsarsınız. Bu yargı, doğru mudur ola? Kötümserleşeyazdığınızı, ayrımsayınca; silkinip…
Devamı

Öz Türkçe Ay Adları

Kuşkusuz, Dil Devrimi sırasında ay adlarına da el atılmış; demek, onların dahi özleştirilmesi, düşünülmüştür. Ancak, kamusal olarak yalnızca Arapça teşrinievvel yerine “ekim”, Ar. kânunuevvel yerine “aralık” ile Ar. kânunusani yerine “ocak” karşılıkları, önerilip tutundurulmuş. (Ar. teşrinisani yerineyse – öz Türkçe bir karşılık, bulunacağına – Şemsettin Sami’nin sözlüğünden alınmış gene Ar. kasım sözcüğü, dile yerleştirilmiş.). Bu…
Devamı

Dil, Yazın ile Yaşam

Sözlükler ile yazım kılavuzları dolusu sözcükler… Oysa yaşam, dilde içkin olduğu denli dili, “aşkın”dır: Kimi kez bir durumu, olayı ya da olguyu, hangi sözcükle dile getireceğinizi, bilemezsiniz. Burada kullanageldiğiniz dilin yetersizliği değil; yaşamın en kapsamlı sözlüğe dahi sığmaması, söz konusudur. Gene de, elimizde dilden uygun bir dışavurum/iletişim aracı, yoktur; bulunamaz da. Yazına gelince; o, dille…
Devamı

Türk Dil Devrimi – 2

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin çalışmalarının ardından sıra dil meselesine gelmişti. Mustafa Kemal’in bu konuyu sürekli düşündüğünü şu sözlerinden anlıyoruz: “Daha çocukken dersler, kitaplar arasında yuvarlanırken, hissederdim ki, bu dilin bir şeye ihtiyacı var. O ihtiyacın ne olduğunu, nasıl elde edileceğini bilmezdim. Fakat mutlaka bir şey lazım olduğunu duyardım.” “Eğer ben size bu meseleyi ancak son…
Devamı

30. damga ñ (geŋizcil N sesi)

Bu yazı, daha önceki bir yazınıŋ güncellenmesidir. Dizi ve izletilerde “Recep İvedik”, Levent Kırca gibi güldüren kişiler, doğallık göstergesi olsun diye midir bilmiyorum, çoğu kez yöresel konuşurlar. Bu konuşmalarında yoğun bir biçimde geŋizcil seslerle konuşurlar. Ayrıca Aşık Veysel, Aşık Mahzunî gibi birçok halk ozanı ile bugün halk müziği yapan birçok sanatçı yırlarında bu sesleri kullanırlar. İşte…
Devamı

Türk Dil Devrimi – 1

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra sıra kültür konularında devrimler yapmaya gelmişti. Dil kapsamında ilk devrim alfabe üzerineydi. Burada harf devriminden ayrıntılıca söz etmeyip yalnızca Mustafa Kemal’in 9 Ağustos 1928 günü İstanbul Gülhane Parkı’ndaki söylevini vereceğim: “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.  Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri…
Devamı

Yabancı özel adlarıŋ yazımı ve çelişkiler

Bu yazı 03/07/2009 gününde yazılmış olan yazınıŋ güncellenmişidir. Geçenlerde bir yazıda Rus-Alman bir matematikçiniŋ adınıŋ Türkçedeki yazımına denk geldiydim. Yazık, kişiniŋ adını Almancada yazıldığı gibi, démeli Minkowski olarak yazmışlar, oysa w değil v ile olmalıydı. Çoğumuz /folksvagen/ diye okunan araç markası VolksWagen‘den ya da bazı araba onarıcılarınıŋ /fites/ démesinden biliyor olabilir; Almancada w damgası /v/…
Devamı