İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Blog

Türkçe’nin Kaleleri: Kubbealtı Lügati

Kitabevlerinde gördükçe içinde kaybolduğum, zevkle ve imrenme ile inceleyegeldiğim “Misalli Büyük Türkçe Sözlük”ü birkaç ay önce nihayet tedarik ettim. Türkçe’nin bu kutlu kazanımını gecikmeli de olsa anmak istiyorum. Daha çok “Kubbealtı Lügati” adıyla anılan “Misalli Büyük Türkçe Sözlük” 2005 yılında yayımlandı. Ancak, sözlük, ağızdan kelimenin çıkıvermesi gibi yayımlanıvermedi elbette. Kubbealtı Vakfı’nın çatısı altında Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan…
Devamı

Türklerde “güç” ile ilgili sözcükler (I)

      Türklerde ma birçok eski toplumda doğal yaşamıñ getirdiği kavramlardan biri güç/erk kavramıdır. Türkler bu konuda, diğer göçebe toplumlarda olduğu gibi, birçok kavram karşılığı sözcük türetmişlerdir. Günümüzden başlayacak olursak, güç ile ilgili eñ usa gelen, ulusal oynumuz güreş olur.         Güreş, yüzyıllardır Türkleriñ çocukluktan oynayageldiği bir oyun olup eñ eğlenceli güç gösterilerinden biridir. Düz bir yarışma…
Devamı

Umudun Türkçe Olsun

Bu harflere gözlerini dikmiş okumayı seven, okutmayı amaç edinmiş tüm aydın bireylere öncelikle sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Tekirdağ Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Vatana millete hayırlı bir evlat olmak için, pek tasvip etmediğim bir yöntemi olan üniversite sınavına hazırlanıyorum. Bulduğum boşluklarda küçük çaplı da olsa Türkçeye hizmet etmeye çalışıyorum. Oktay Sinanoğlu imzalı ”Türkçe Giderse Türkiye…
Devamı

Türkçe’nin Kaleleri: TDK Türkçe Sözlük 11. Baskı (2011)

TDK Türkçe Sözlük’ün 11. baskısının 2011 yılında çıkacağı öngörülüyordu. 2010’un son aylarında gazetelerdeki haberlerle ne kadar meraklansam da sözlüğü elime alabilmek için 2012 yılının şubat ayını beklemek zorunda kaldım. Yayımın gecikmesine karşılık sözlüğün ucuz fiyatı övgüye değer.   TDK Türkçe Sözlük incelendiğinde, sözlüğün bir önceki baskısına kıyasla ciddi oranda artan söz miktarı ilgi çekici. Dilerseniz,…
Devamı

Tin Sağaltmanlığı Terimcesinde Ufak Bir Özleştirme Denemesi

Osmanlı çağında ülkemizdeki sağlıkbilim öğretiminin Fransızca olarak yapılması – sonradan Fransızca öğretim, bırakılmış olsa da – Türk sağaltmanlık terimcesini, büyük ölçüde Fransızcalaştırmıştır. Doğallıkla Dil Devrimiyle terimlerin de özleştirilmesine girişilmiş; ancak, sağlıkbilim alanında gereken dilsel arılaşma, bugüne değin sağlanamamıştır. (Bundan çıkarsanacak vargılardan biri şu: Yad dille öğretim; çekinceli, dokuncalı, sakıncalıdır. [Günümüzde Fransızcanın yerini almış bulunan İngilizceyse,…
Devamı

Tahsin Yücel’in Dili ile Yazıncılığı

Türkçeyle, Türk yazınıyla ilgilenip Tahsin Yücel’in yapıtlarını tanımamış kimse, yoktur. Bu denemede söz konusu yazarımızın dilsel anlayışını, yazınsal tutumunu ele almak istiyorum. (Yücel’in – çevirilerle – 130 dolayında yayımlanmış betiği, var. Ben, bunların şimdilik yirmisini okumuş olmakla birlikte; uzcunun bellibaşlı yapıtlarını devirip bunların iletilerini kavradığım düşüncesiyle kendimde eleştirmenlik “yetki”sini, buldum. Doğallıkla bu yazıdaki görüşler, büyük…
Devamı

Dile né diye özen gösterirler?

Dil, bir toplumuñ yansımasıdır. Bir toplum ne deñli yozlaşıyor ve özünden sapıyorsa dili de o deñli yozlaşıp özünden yāzar. Bu yozlaşmaya ve özünden sapmaya karşı duranlar, konuştukları dile bu yüzden hâkim olmaya çalışır ve tümcelerine özen gösterir. Bu özünde, doğal bir karşı duruştur. Tüm karşı duruşlarda olduğu gibi, dilde béliren bu karşı duruşuñ da öncüleri…
Devamı

Yaygın Yanlışlar

Yaygın yanlış*, Dil Derneğinin Türkçe Sözlük’ünde şöyle tanımlanmış: “genelleştiği için yanlışlığı, önemsenmeksizin kullanılagelen sözcük, deyim ya da terim”. (Başka sözlüklerdeyse buna benzer tanımlar, var.). Bu yazıda dilimizin “yad” öğelerindeki yaygın yanlışları, bir kıyıya bırakıp öz Türkçede yapılan kimi yaygın yanlışları, ele alacağım. Bunlar, alabildiğine çok olduğundan; yalnızca en yaygın yanlışlardan örnekler üstünde duracağım. Hele başlayayım:…
Devamı

Türk Dil Devrimi-4

Devamlı üzerinde kafa yorulan terimler meselesi gerçekten de en çözülesi sorunlardandı. Zira, teknik terimler Türkçe’ye olabildiğince uzaktı. Bu ıstılahların, Türk çocuklarının rahatça öğrenebileceği kadar yalın olması gerekiyordu. ‘Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi kaidesi ile irtifaının hasıl-ı darbının nısfına müsavidir’ sözü bırakılıp ‘bir üçgenin alanı tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir’ sözüne geçilmesi elbette bilim alanında öğrenciler…
Devamı

Özleştirme Yabancılaştırıyor mu?

Biz Türkistanlı Türkler bugün Anadolu Türklerinin yazdıklarını okuyamaz hale geldik. Halbuki 60 senelerinde bile Türk şairlerini tercümesiz okuyabiliyorduk. Muhammed Salih *** Güneş parlıyordu, biz sıcaklığını duyamıyorduk. Yél esiyordu, biz saçlarımızı dalgalandıramıyorduk. Kar yağıyordu, biz kartopu yuvarlayamıyorduk. Yağmur çiseliyordu, biz altında ıslanamıyorduk. Yağılarımız özgürdü, biz tutsaktık. Birgün tutsakeviniñ öreklerini yıktık da kaçtık. Güneş ışığını duyuyorduk, ne…
Devamı