İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

30. damga: Geŋizcil N

Dizi ve izletilerde “Recep İvedik”, Levent Kırca gibi güldüren kişiler, doğallık göstergesi olsun diye midir bilmiyorum, çoğu kez yöresel konuşurlar. Bu konuşmalarında yoğun bir biçimde geŋizcil sesler çıkarırlar. Ayrıca Aşık Veysel, Aşık Mahzunî gibi birçok halk ozanı ile bugün halk müziği yapan birçok sanatçı yırlarında bu sesleri kullanırlar. İşte bu geŋizcil seslerden biri de, bu yazı boyunca sözcüklerde ŋ olarak kullandığım, geŋizcil n sesidir.

Geŋizcil n sesi, Türkçeniŋ eski bir sesi olmakla birlikte bugün çoğu Türk dilinde hâlâ bulunur. Türkiye Türkçesiniŋ Doğu ve Rumeli ağızları dışında tüm ağızlarında vardır[1]. Öndamakla /n/ sesi vérirken, art damakla hafif bir /ğ,g/ sesi vérilmesiyle çıkar.

Bugün Türkiye Türkçesiniŋ yazı dilinde bulunmamasınıŋ nédeni, Dil Devriminde (1932) ve ondan önce harf yeŋiliğinde (1928), Türkiye Türkçesiniŋ ana ağzınıŋ İstanbul ağzına yakın oluşturulmasıdır. Batı ve Rumeli ağızlarında /ğ/ ve dolayısıyla /nğ, ŋ/ sesi yoktur. Bu yüzden “ağaç” yérine /aaç/, “boğaz” yérine /buaz/, “olduğu” yérine /olduu/ vb. denir. Dahası, geŋizcil /n/ içeren bazı sözcükler /ğ/ olup aynı yitme durumuna gelir: “soŋra” yérine /soora/ gibi.

Osmanlı yazı dilinde ve 19. yüzyıla dek Orta Asyada yazı dili olan Çağataycada bu ses için ayrı bir damga (harf) kullanılmıştır. Damganıŋ adı nef ya da kef-i nûn (n’niŋ k’si) ya da sağır kef olup Arapçanıŋ /k/ sesi véren kef damgasına üç nokta konularak yapılıyordu: ڭ. Osmanlı yazı dilinde Türkçeniŋ pek önem görmemiş olmasına karşın bu sesiŋ barınmasınıŋ nédeni, özünde Selçuklularıŋ bu yazı dilini oluştururken hâlen geŋizcil /n/ kullanması olmalıdır. Bu damga, yiŋe Arap harfli olan Eski Çağatayca yazı dilinden kalma bir öğedir.

Kullanıldığı yérler oldukça kolaydır, nitekim yöresel konuşanlar (kentli olsalar bile) sanki içlerine doğmuş gibi gérçekten doğru yérlerde kullanırlar. Kullanımını ulamlandırmak istersek;

  1. iyelik ve tamlama eki olarak,
  2. buyrum (emir) kipi olarak,
  3. bazı sözcüklerde

kullanıldığını söyleyebilirim. Ayrıca üç sözcükte de istisnâ olarak geŋizcil /n/ bulunur: baŋa, saŋa, oŋa. Kullanım yérlerini aşağıda örneklerle bulabilirsiŋiz.

1. İyelik ve tamlama eki

Adlara gelen tamlamalarda kullanılan +ıŋ eki, bu sesle okunur. Örnekler:

Seniŋ adıŋ ne?”

Atatürk’üŋ bir atı vardı
Etilerden beri yaşardı”
[2]

“1335 senesi mayısıŋ 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” [3]

2. Buyrum kipi

Buyrum kipiniŋ 2. çoğul kişi eki bu sesi içerir:

“Kendiŋiz için değil, bağlı bulunduğuŋuz ulus için elbirliği ile çalışıŋız. Çalışmalarıŋ en yükseği budur.” [4]

3. Bazı sözcüklerde

Bu aşağıda dizdiğim sözcükler[5] Osmanlı yazı dilinde geçip birincil geŋizcil /n/ içeren sözcüklerdir. Bu dizine Osmanlı yazı dilinde geŋizcil olup da gérçekte geŋizcil olmayan sözcükler alınmamıştır.

A aŋmak, aŋlamak, aŋlaşmak, aŋdırmak, aŋırmak, alaŋ
B biŋ, beŋzemek, biŋbaşı, buŋamak, beŋiz, beŋ (yüzdeki leke)
Ç çeŋe, çaŋ
D deŋiz, deŋemek, doŋmak, deŋ, doŋdurma, diŋlenmek, diŋlemek, diŋmek, düŋür, doŋuz (domuz), deriŋ
E eŋse, eŋ (sıfat)
G geŋiş, geŋiz, göŋül
İ iŋlemek, iriŋ, iŋek
K koŋuşmak, kaŋlu (kağnı), karaŋlık
O oŋur, oŋurga (omurga)
Ö öŋ, öŋce, öŋlemek, öŋlük, öŋcü, öŋdin
P pıŋar
S soŋra, soŋ, siŋek, siŋir, siŋsi, siŋmek, süŋgü, saŋsar
T taŋ, taŋrı, tırŋak
Y yeŋi, yalŋız, yaŋlış, yaŋılmak, yalıŋ, yaŋak, yaŋaşmak, yeŋiçeri, yaŋ, yüŋ, yeŋmek, yaŋkı, yaŋsımak

Oktay DOĞANGÜN

Kaynakça.

[1] H. Boeschoten, Aspects of Language Variation. Turkish Linguistics Today , sayfa 150-193., 1991

[2] Melih Cevdet Anday, “Atatürk’ün Bir Saati Vardı” (şiir).

[3] Mustafa Kemâl Atatürk, Nutuk, sayfa 1, 1928 (Arap harfli baskı).

[4] Mustafa Kemâl Atatürk özdeyişi.

[5] Bu sözcük dizini, Tuğrul Çavdar’ıŋ Şemseddin Sâmî’niŋ Kâmûs-i Türkî sözlüğünden özenle derlediği sözcüklerden oluşmuş olup, özünde geŋizcil olmayan “en (boyut), engin, gelin, konuşmak, konşu (komşu), konuk, konak, ün, ünlü, yanaşmak, yan, yön, yenmek” sözcükleri çıkartılmıştır. Bu derlemesi için Tuğrul Çavdar Hocama saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Yazışmalık bağlantısı :
http://turkcesivarken.com/yazismalik/index.php?topic=779.0

Dizi ve filmlerde “Recep İvedik”, Levent Kırca gibi güldüren kişiler, doğallık göstergesi olsun diye midir bilmiyorum, çoğu kez yöresel konuşurlar. Bu konuşmalarında yoğun bir biçimde geŋizcil sesler çıkarırlar. Bunlardan biri de geŋizcil n sesidir.

 

Bir cevap

  1. avatar Gökbey ULUÇ dedi ki:

    Kimi durumlarda karışıkları önler, Türkçe’yi tutarlılaştırır.

    Örñeğin;

    “Verdiğinden kuşkuluyum” sözü; iki biçimde algılanabilir.
    Birincisi “seniñ verdiğiñden”, ikincisi “onun verdiğinden”.

    Oysa geñizcil kullanıldığında bu sorun kalkıyor.

    Verdiğiñden kuşkuluyum. (Seniñ)
    Verdiğinden kuşkuluyum. (Onun)

Yorumlar kapatıldı.