Dizi ve filmlerde “Recep İvedik”, Levent Kırca gibi güldüren kişiler, doğallık göstergesi olsun diye midir bilmiyorum, çoğu kez yöresel konuşurlar. Bu konuşmalarında yoğun bir biçimde geŋizcil sesler çıkarırlar. Bunlardan biri de geŋizcil n sesidir.
Geŋizcil n sesi, Türkçeniŋ eski bir sesi olmakla birlikte bugün çoğu Türk dilinde hâlâ bulunur. Türkiye Türkçesiniŋ Doğu ve Rumeli ağızları dışında tüm ağızlarında vardır[1]. Öndamakla /n/ sesi verirken, art damakla hafif bir /ğ,g/ sesi verilmesiyle çıkar.
Bugün Türkiye Türkçesiniŋ yazı dilinde bulunmamasınıŋ nedeni, Dil Devriminde (1932) ve ondan önce harf yeŋiliğinde (1928), Türkiye Türkçesiniŋ ana ağzınıŋ İstanbul ağzına yakın oluşturulmasıdır. Batı ve Rumeli ağızlarında /ğ/ ve dolayısıyla /nğ, ŋ/ sesi yoktur. Bu yüzden “ağaç” yerine /aaç/, “boğaz” yerine /buaz/, “olduğu” yerine /olduu/ vb. denir. Hattâ, geŋizcil /n/ içeren bazı sözcükler /ğ/ olup aynı yitme durumuna gelir: “soŋra” yerine /soora/ gibi.
Osmanlı yazı dilinde ve 19. yüzyıla dek Orta Asyada yazı dili olan Çağataycada bu ses için bir harf kullanılmıştır. Harfiŋ adı nef ya da kef-i nûn (n’niŋ k’si) olup Arapçanıŋ kef harfine üç nokta konularak yapılıyordu: ڭ. Osmanlı yazı dilinde Türkçe pek önem görmemiş olduğu hâlde bu sesiŋ barınması özünde Selçuklularıŋ bu yazı dilini oluştururken hâlen geŋizcil /n/ kullanması olmalıdır. Bu harf, yiŋe Arap harfli olan Eski Çağatayca yazı dilinden kalma bir öğedir.
Kullanıldığı yerler oldukça kolaydır, nitekim yöresel konuşanlar (şehirli olsalar bile) sanki içlerine doğmuş gibi doğru yerlerde kullanırlar. Kullanımını sınıflandırmak istersek; (1) iyelik ve tamlama eki olarak, (2) buyrum/emir kipi olarak ve (3) bazı sözcüklerde kullanıldığını söyleyebilirim. Ayrıca üç sözcükte de istisnâ olarak geŋizcil /n/ bulunur: baŋa, saŋa, oŋa. Kullanım yerlerini aşağıda bulabilirsiŋiz.
1. İyelik ve tamlama eki
Adlara gelen tamlamalarda kullanılan +ıŋ eki, bu sesle okunur. Örŋekler:
“Seniŋ adıŋ ne?”
“Atatürk’üŋ bir atı vardı
Etilerden beri yaşardı” [2]
“1335 senesi mayısıŋ 19′uncu günü Samsun’a çıktım.” [3]
2. Buyrum kipi
Buyrum kipiniŋ 2. çoğul kişi eki bu sesi içerir:
“Kendiŋiz için değil, bağlı bulunduğuŋuz ulus için elbirliği ile çalışıŋız. Çalışmalarıŋ en yükseği budur.” [4]
3. Bazı sözcüklerde
Bu aşağıda dizdiğim sözcükler[5] Osmanlı yazı dilinde geçip birincil geŋizcil /n/ içeren sözcüklerdir. Bu dizine Osmanlı yazı dilinde geŋizcil olup da gerçekte geŋizcil olmayan sözcükler alınmamıştır.
A aŋmak, aŋlamak, aŋlaşmak, aŋdırmak, aŋırmak, alaŋ
B biŋ, beŋzemek, biŋbaşı, buŋamak, beŋiz, beŋ (yüzdeki leke)
Ç çeŋe, çaŋ
D deŋiz, deŋemek, doŋmak, deŋ, doŋdurma, diŋlenmek, diŋlemek, diŋmek, düŋür, doŋuz (domuz), deriŋ
E eŋse, eŋ (sıfat)
G geŋiş, geŋiz, göŋül
İ iŋlemek, iriŋ, iŋek
K koŋuşmak, kaŋlu (kağnı), karaŋlık
O oŋur, oŋurga (omurga)
Ö öŋ, öŋce, öŋlemek, öŋlük, öŋcü, öŋdin
P pıŋar
S soŋra, soŋ, siŋek, siŋir, siŋsi, siŋmek, süŋgü, saŋsar
T taŋ, taŋrı, tırŋak
Y yeŋi, yalŋız, yaŋlış, yaŋılmak, yalıŋ, yaŋak, yaŋaşmak, yeŋiçeri, yaŋ, yüŋ, yeŋmek, yaŋkı, yaŋsımak
Oktay DOĞANGÜN
![]()
Kaynakça.
[1] H. Boeschoten, Aspects of Language Variation. Turkish Linguistics Today , sayfa 150-193., 1991
[2] Melih Cevdet Anday, “Atatürk’ün Bir Saati Vardı” (şiir).
[3] Mustafa Kemâl Atatürk, Nutuk, sayfa 1, 1928 (Arap harfli baskı).
[4] Mustafa Kemâl Atatürk özdeyişi.
[5] Bu sözcük dizini, Tuğrul Çavdar’ıŋ Şemseddin Sâmî’niŋ Kâmûs-i Türkî sözlüğünden özenle derlediği sözcüklerden oluşmuş olup, özünde geŋizcil olmayan “en (boyut), engin, gelin, konuşmak, konşu (komşu), konuk, konak, ün, ünlü, yanaşmak, yan, yön, yenmek” sözcükleri çıkartılmıştır. Bu derlemesi için Tuğrul Çavdar Hocama saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Yazışmalık bağlantısı :
http://turkcesivarken.com/yazismalik/index.php?topic=779.0










